Uzun Çarşı çevresindeki yenileme çalışmaları nedeniyle atölyesini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan Ali Usta, prefabrik çarşılarda kendisine bir işyeri tahsis edilmesini istiyor.
Değişen tüketim alışkanlıkları ve ucuz ürünlerin yaygınlaşması, geçmişte önemli bir yere sahip olan geleneksel zanaatları da olumsuz etkiliyor. Bir zamanlar bozulan şemsiyelerin onarılarak yıllarca kullanıldığı günler geride kalırken, şemsiye tamirciliği de giderek unutulan meslekler arasında yer alıyor. Antakya’da bu mesleğin son temsilcilerinden biri olan Ali Devecioğlu ise yılların ustalığını yaşatmak için çalışmalarını sürdürüyor.

33 Yıldır Şemsiyeleri Onarıyor
Şemsiye tamirciliğine 1993 yılında başlayan Ali Devecioğlu, mesleğin inceliklerini rahmetli ustası Ahmet Yürek’ten öğrendi. Yıllardır küçük atölyesinde hizmet veren Ali Usta, kırılan tellerden bozulan şemsiye direklerine kadar pek çok arızayı el emeğiyle gideriyor.
Geçmişte şemsiyelerin uzun süre kullanılan ve zaman zaman bir statü göstergesi olarak değerlendirilen ürünler olduğunu belirten Devecioğlu, günümüzde ucuz ve kısa ömürlü şemsiyelerin yaygınlaşmasının tamir mesleğine olan talebi azalttığını ifade ediyor.
Mesleğin eski günlerini aradığını dile getiren Ali Usta, “Eskiden her mahallede bir şemsiye tamircisi vardı, şimdi neredeyse sadece ben kaldım” sözleriyle yaşanan değişimi anlatıyor.

Geçimini Farklı İşlerle Sağlıyor
Şemsiye tamirciliğinin artık eskisi kadar kazanç sağlamaması nedeniyle farklı işlere de yönelen Devecioğlu, geçimini sürdürebilmek için teneke işleri, çatı oluğu montajı ve çeşitli bakım-onarım hizmetleri veriyor. Ancak başka işlerle uğraşması, yıllardır emek verdiği zanaatından vazgeçtiği anlamına gelmiyor.
Şemsiye tamirine imkânları ölçüsünde devam ettiğini belirten Ali Usta, eski şemsiyelerden çıkan parçaları yeniden değerlendirerek onarım yaptığını söylüyor. Özellikle tel ve direk tamirleri üzerinde çalışan Devecioğlu, uygun fiyatlarla vatandaşların bozulan şemsiyelerini yeniden kullanabilmesini sağlıyor.
Vatandaşlardan Gelen İlgi Moral Veriyor
Şemsiyelerini tamir ettirmek için kendisine ulaşan vatandaşların sözlerinin kendisine güç verdiğini anlatan Devecioğlu, bazı müşterilerinin artık bu işi yapan kimsenin kalmadığını düşündüğünü belirtiyor.
“Artık şemsiye tamiri yapılmadığını sanıyorduk, sizi bulmamız çok iyi oldu” sözlerini duymanın kendisini mutlu ettiğini ifade eden Ali Usta, mesleğinin hâlâ bir ihtiyaca karşılık vermesinden memnuniyet duyuyor.
Eski parçaları yeniden kullanarak tamir gerçekleştirmesi, vatandaşlara ekonomik bir seçenek sunarken kullanılabilecek durumdaki eşyaların çöpe atılmasının da önüne geçiyor. Böylece Ali Usta, hem geleneksel zanaatını sürdürüyor hem de onarım kültürünün yaşamasına katkıda bulunuyor.

Atölyesinin Yerine Yeni Bir İş Yeri İstiyor
Ali Devecioğlu’nun yıllardır mesleğini sürdürdüğü atölye, Uzun Çarşı ve çevresinde yürütülen yenileme çalışmaları nedeniyle yıkılma riskiyle karşı karşıya. Atölyesinden ayrılmak zorunda kalma ihtimaliyle karşılaşan usta, mesleğini sürdürebilmek için yetkililerden destek bekliyor.
Prefabrik çarşılarda kendisine uygun bir iş yeri tahsis edilmesini isteyen Devecioğlu, böylece hem geçimini sağladığı mesleğine devam etmeyi hem de yıllardır hizmet verdiği müşterilerini mağdur etmemeyi amaçlıyor.

“Sağlığım Elverdiği Sürece Devam Edeceğim”
Şemsiye tamirciliğinin geleceği konusunda endişelerini dile getiren Ali Usta, kendisinden sonra mesleği devam ettirecek birinin bulunmamasından kaygı duyuyor.
“Benden sonra bu mesleği sürdürecek kimse kalmaz diye düşünüyorum. Ama ben sağlığım elverdiği sürece şemsiye tamirciliğine devam edeceğim” diyen Devecioğlu, ustalığını yaşatmakta kararlı olduğunu belirtiyor.
Antakya’da 33 yıldır şemsiyelere yeniden hayat veren Ali Devecioğlu, yalnızca bozulan eşyaları onarmakla kalmıyor, unutulmaya yüz tutan bir mesleğin de temsilciliğini yapıyor. Atölyesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Ali Usta’nın en büyük beklentisi ise mesleğini sürdürebileceği yeni bir iş yerine kavuşarak bu zanaatı yaşatmaya devam etmek.