Çalışkan, Türkiye’de yeni cezaevleri ve adalet saraylarının yapılmasının adalet sistemindeki sorunları tek başına çözmediğini savundu. Cezaevlerindeki koşullara da değinen Çalışkan, kapasite sorununa dikkat çekti.
Çalışkan, konuşmasında “Adalet sistemimiz tümüyle çatırdıyor. Cezaevleri ağzına kadar dolu” ifadelerini kullanırken, ceza infaz sisteminin suçluların ıslah edilmesi bakımından da yetersiz kaldığını öne sürdü.
Toplumsal şiddet konusuna da değinen Çalışkan, suçların cezalandırılmadığı yönündeki algının adalet sistemine olan güveni zedelediğini ve bireylerin kendi adaletlerini sağlamaya yönelmesine neden olduğunu ileri sürdü.
Çalışkan, “Sorunların temelinin kurutulmamasının yanı sıra cezasızlık algısı da yeni şiddetlerin önünü açıyor” dedi. Milletvekili ayrıca, suçluların ceza almadığı veya farklı yollarla cezadan kurtulduğu yönündeki algının toplumdaki güven sorununu büyüttüğünü savundu.
Çalışkan konuşmasında televizyon dizileri, bahis ve kumar yapılanmaları ile uyuşturucu çetelerinin toplumsal etkilerine de değindi. RTÜK'ün yayıncılık politikalarını eleştiren Çalışkan, kurumun toplumsal sorunların kaynaklarına yönelik yeterli çalışma yürütmediğini savundu.
Konuşmasının sonunda adalet sistemine ilişkin eleştirilerini “Hani et kokarsa tuzlarsınız; ama bugün ne yazık ki tuz kokmuştur” sözleriyle ifade eden Çalışkan, hukuk kurallarının uygulanması ve adalete güven konusunda sorun yaşandığını öne sürdü.