Savtak’ın şüpheli sıfatıyla değil, “bilgi sahibi” olarak dinleneceği öğrenildi. Oyuncunun, dizideki karakterin oluşturulma süreci ve Kaşif Kozinoğlu ile kurulan benzerlik iddiaları konusunda bilgisine başvurulması bekleniyor.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin bazı bölümleri de inceleme kapsamına alındı. Daha önce dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade verdi.
Soruşturmanın bu yönünde özellikle Kazım Kaşifoğlu karakterinin yer aldığı bölümler ile gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu’nun ölüm tarihi arasındaki zamanlamanın araştırıldığı bildirildi.
Dizinin 10 Kasım 2011 tarihinde yayınlanan 136. bölümünde Kazım Kaşifoğlu’nun hücrede tutulduğu ve ölüm tehdidi aldığı sahneler yer aldı. Kaşif Kozinoğlu ise bu bölümün yayınlanmasından iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetti.
Dizinin 8 Aralık 2011 tarihli 139. bölümünde ise Kaşifoğlu karakterinin şırınga kullanılarak öldürüldüğü sahne ekrana geldi. Söz konusu bölümlerin içeriği ve yayın tarihleri, yeniden yürütülen soruşturma kapsamında değerlendirilen unsurlar arasında bulunuyor.
Sedat Savtak daha önce yaptığı açıklamalarda, karakteri canlandırdığı sırada gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu ile bağlantı kurmadığını söyledi. Savtak, kendisine Kozinoğlu hakkında özel bir bilgi aktarılmadığını ve rolünü senaryoda yer alan bilgiler doğrultusunda hazırladığını belirtti.
Oyuncu, Kozinoğlu’nun ölüm haberini daha sonra öğrendiğini ve iki isim arasındaki benzerliğin gündeme gelmesiyle şaşırdığını ifade etti. Savtak’ın açıklamalarına göre karakterin MİT bağlantısı da senaryonun ilerleyen bölümlerinde şekillendi.
Gazeteci İsmail Saymaz ise Savtak’ın farklı zamanlarda yaptığı açıklamalar arasında çelişki bulunduğunu öne sürdü. Saymaz, oyuncunun kendisiyle yaptığı görüşmede karakterin Kozinoğlu ile bağlantısından haberdar olduğu yönünde ifadeler kullandığını iddia etti.
Savtak ise kamuoyuna yaptığı açıklamalarda Kozinoğlu hakkında kendisine önceden bilgi verilmediğini savundu. Bu iki farklı anlatım da soruşturma sürecinde gündeme gelen başlıklardan biri oldu.
Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlandı. Hastaneye sevk edilen Kozinoğlu’nun yaşamını yitirdiği belirlendi.
O dönemde yürütülen soruşturma kapsamında kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelendi, cezaevi görevlileri, jandarma ve sağlık personeli ile Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşlarının ifadeleri alındı. Dosyada 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Takipsizlik kararı, Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla kaldırıldı ve dosya yeniden soruşturulmaya başlandı.
Yeniden açılan dosyada ceza infaz kurumunda olay tarihinde görev yapan bazı kişiler hakkında adli işlemler başlatıldı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında gazeteci, kameraman ve sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu kişiler gözaltına alındı.
Dosya kapsamında ayrıca olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Soruşturmanın önemli adımlarından biri de fethi kabir işlemi oldu. Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve üçüncü kişilerin olaya müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla mezarı açılarak inceleme için örnekler alındı.
Son gelişmelerle birlikte soruşturma kapsamında 6 kişinin tutuklu, 15 kişinin ise adli kontrol altında bulunduğu bildirildi. Sedat Savtak’ın ifadeye çağrılmasıyla birlikte dizideki karakterin gerçek hayattaki Kozinoğlu ile bağlantısına ilişkin iddialar da soruşturmanın inceleme başlıkları arasına girmiş oldu.