Yeni operasyonun en kritik hedeflerinden biri ise Kızıldeniz’in güney girişinde bulunan stratejik Bab el-Mandeb Boğazı. Husilerin son dönemde bölgede elde ettiği kazanımlar, uluslararası deniz taşımacılığı ve enerji güvenliği açısından endişeleri artırdı.
ABD’den Riyad’a İstihbarat Desteği
Suudi Arabistan’ın Yemen’deki operasyonlarına ABD’nin de destek verdiği bildiriliyor. Reuters kaynaklarına göre Washington, Riyad’a askeri danışmanlık ve hedefleme bilgilerini içeren istihbarat desteği sağlıyor.
Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan’ın doğrudan hava saldırısı desteği yönündeki taleplerine daha önce olumlu yanıt vermediği aktarıldı.
Türkiye ve Pakistan’ın Rolü Dikkat Çekiyor
Bölgedeki gelişmelerde Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan ile yürüttüğü savunma iş birliği de öne çıkıyor. Reuters’a konuşan yetkililer, iki ülkenin Suudi Arabistan’a askeri ekipman sağladığını belirtti.
Ancak mevcut bilgilere göre Türkiye ve Pakistan’ın Yemen’de Suudi güçleriyle birlikte doğrudan çatışmaya girmesi beklenmiyor. Üç ülke arasında imzalanan ortak savunma anlaşması kapsamında bölgesel güvenlik gelişmeleri yakından takip ediliyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan üst düzey yetkililerin yer aldığı Mekke Savunma Paktı komitesinin 5 Ekim’de Riyad’da bir araya gelmesi de gelişmelerin diplomatik ve askeri boyutunu gündeme taşıdı. Toplantıda bölgedeki son gelişmelerin yanı sıra Husilerle ilgili olası siyasi girişimlerin de ele alınması bekleniyor.
Gözler Bab el-Mandeb’de
Yemen’de yeniden başlayan çatışmaların merkezinde Bab el-Mandeb Boğazı bulunuyor. Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki bu stratejik geçiş noktası, küresel deniz ticareti ve enerji taşımacılığı açısından büyük önem taşıyor.
Yemen hükümeti güçlerinin Suudi desteğiyle bölgede ilerlemesi, Husilerin kontrolündeki alanların yeniden şekillenebileceği bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Reuters, 5 Ekim itibarıyla Yemen hükümet güçlerinin Bab el-Mandeb çevresinde bazı stratejik mevzileri ele geçirdiğini bildirdi.
Bölgedeki askeri hareketliliğin artması, Kızıldeniz'deki deniz güvenliği ve küresel enerji piyasaları açısından da yakından izleniyor.