Davanın temelinde, bir narenciye bahçesinde yaklaşık 8 yıl çalıştığını belirten B.G.’nin işvereniyle yaşadığı anlaşmazlık yer aldı. Bahçenin bakımını yapan ve hayvanlarla ilgilenen işçi, çalışma karşılığında ailesiyle birlikte bahçe içerisindeki bir yapıda kaldığını, sigortasının yapılmadığını ve ücretlerinin tamamının ödenmediğini ileri sürdü.
B.G., iş ilişkisinin sona ermesinin ardından kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve resmi tatil çalışmalarından kaynaklanan alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açtı.
Bahçe sahibi ise taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, B.G.’nin bahçedeki yapıda düşük bir bedelle kaldığını savundu. İlk derece mahkemesi bu savunmayı kabul ederek davayı reddetti. Kararın istinaf aşamasında da değişmemesi üzerine dosya Yargıtay’ın önüne geldi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki tanık anlatımlarını inceleyerek taraflar arasında fiili bir çalışma ilişkisi bulunduğu sonucuna ulaştı. Ancak işçinin ileri sürdüğü yaklaşık 8 yıllık sürenin tamamının kanıtlanamadığını belirleyen Daire, tanık beyanlarıyla ortaya konulan 5 yıllık kesintisiz çalışma süresini esas aldı.
Kararda, uyuşmazlığın tarım işine ilişkin olması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki istisnalara dikkat çekildi. 50 ve daha az işçinin çalıştığı tarım ve orman işlerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanmadığı hatırlatıldı.
Bu değerlendirme doğrultusunda işçinin kıdem tazminatı talebinin kabul edilemeyeceğine karar verildi. Ancak Yargıtay, tarım işçisinin diğer alacaklarının bu nedenle tamamen ortadan kalkmayacağına işaret etti.
Yargıtay, işçinin ihbar tazminatı, yıllık izin ve ödenmeyen ücret alacaklarının dosya kapsamındaki çalışma süresi ve ücret bilgileri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğine hükmetti.
Kararda ayrıca işçinin çalışma karşılığında bahçe içerisindeki konutta kaldığına dikkat çekildi. Bu nedenle konut kullanımının ekonomik değerinin belirlenerek ücret hesabında dikkate alınması ve gerekli mahsuplaşmanın yapılması gerektiği belirtildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak dosyanın yeniden değerlendirilmesine karar verdi. Dosya ilk derece mahkemesine gönderilirken, mahkemenin Yargıtay’ın belirlediği esaslar doğrultusunda işçinin çalışma süresi ve alacaklarını yeniden hesaplaması bekleniyor.