Hatay Mimarlar odasına göre; Koruma Amaçlı İmar Planı Çözüm Üretmek Yerine Kaos Yaratıyor

ODA;Askıdaki plana itirazların sonuçsuz kalması üzerine adli yargıya başvurulduğunu kaydederek, ”Verdiğimiz itiraz metnimizde plan sürecindeki usul sorunları, önerilen işlevsel dönüşümlerin yaratacağı sorunlar, tanımlanan kentsel dönüşüm alanları, tutarsız mekânsal kararlar, özel proje alanları, ulaşım sistemleri, uygulama stratejisi şeklinde başlıklarla detaylandırılarak gerekçeleriyle sunulmuştur” açıklaması yaptı

-Mimarlar Odası açıklamasında; Antakya-İnönü Caddesi ile Asi Nehri arasındaki çoğu ayakta kalmış mevcut binalar yeşil alana dönüştürülürken, öte yandan Köprübaşı’ndan itibaren eski Vakıf İşhanı’nın bulunduğu bölge ve devamındaki alanların tekrar imara açıldığı kaydedilerek :” Bölgede mevcut tek yeşil ve ağaçlıklı alan olan Sosyete Parkı (Maksim Parkı) 6 katlı olarak İmara açılmıştır. Oysa bu alan eski Asi Nehri yatağı olmasının yanında dolgu alanıdır. Depremden sonra daha dirençli yerleşim alanları oluşturulması iddiasıyla hazırlanan bu planda 2 yıl 9 ay sonra geldiğimiz nokta maalesef dolgu ve yeşil alanları imara açmak oldu” denildi

Mimarlar Odası Hatay şubesi, Koruma Amaçlı İmar Planının Çözüm Üretmek Yerine Kaos Yarattığını kaydederek, 13 Kasım 2025’de planın yeniden askıya çıkarıldığını hatırlatarak Mimarlar Odası Hatay Şubesi olarak 3 Kasım 2025 tarihinde gerekçeli itiraz dilekçesi verildiğini bildirdi.

Daha önce askıya çıkarılan planlarla ilgili itirazların gerekçeleriyle beraber yapılmasına rağmen, dikkate alınmadığı için de söz konusu planlar için 10.03.2025 tarihinde Mimarlar Odası Hatay Şubesi olarak yürütmenin durdurulması talebiyle iptal davası açıldığı hatırlatıldı.

Hatay mimarlar odası adına yönetim kurulu üyesi mimar Mehtap Arslanyüreği imzasıyla yapılan açıklamada: Dava sürecinin devam etmekte olduğu,daha önce askıya çıkarılan planların incelenmesi ile birlikte çok sayıda eleştiri ve itiraz ortaya çıktığı kaydedilerek şöyle denildi: “TMMOB Mimarlar Odası Hatay Şubesi olarak verdiğimiz itiraz metnimizde plan sürecindeki usul sorunları, önerilen işlevsel dönüşümlerin yaratacağı sorunlar, tanımlanan kentsel dönüşüm alanları, tutarsız mekânsal kararlar, özel proje alanları, ulaşım sistemleri, uygulama stratejisi şeklinde başlıklarla detaylandırılarak gerekçeleriyle sunulmuştur. Planlama konusu olan Antakya Tarihi Kent Merkezi alanı depremler sonrası tamamen boşalmış, bu alanda yaşayanların bir kısmı konteyner kentlere bir kısmı da şehir dışına çıkmış, geçici barınma alanlarında yaşamlarını sürdürmekte ve dönüş koşullarının oluşmasını beklemektedir. Dönüş koşullarını belirleyen en önemli konu bu alanda yapılan planlamanın netleşmesi ile beraber burada yaşayan insanların yaşam alanlarını nasıl tekrar var edeceğidir. Depremden sonra 2 yıl 9 ay geçmesine rağmen hazırlanan ve askıya çıkarılan planlar bu konuda var olan belirsizliği maalesef giderememiş, aksine belirsizliği arttırmıştır. Bütün bu belirsizliklerle beraber 20.10.2025 tarihinde askıya çıkarılan planlarda 30.10.2024 tarihli DSİ görüşü plan revizyonuna temel gerekçe olarak sunulmaktadır. İlgili DSİ görüşünden sonra üretilmiş olan Meri Plan ve önerilen Revizyon Plan arasında DSİ görüşü açısından çelişkili planlama kararları bulunmaktadır. Bir yandan İnönü Caddesi ile Asi Nehri arasındaki çoğu ayakta kalmış mevcut binaların bulunduğu bölge yeşil alana dönüştürülürken

VAKIF İŞHANI,DEVAMI İMARA AÇILDI

Mimarlar odası Hatay şubesi açıklamasında ayrıca,Antakya- Köprübaşı’ndan itibaren eski Vakıf İşhanı’nın bulunduğu bölge ve devamındaki alanların tekrar imara açıldığı hatırlatıldı ve şöyle devam edildi: “Bununla beraber bu alanda mevcut tek yeşil ve ağaçlıklı alan olan Sosyete Parkı (Maksim Parkı) 6 katlı olarak İmara açılmıştır . Kaldı ki bu alan eski Asi Nehri yatağı olmasının yanında dolgu alanıdır. Depremden sonra daha dirençli yerleşim alanları oluşturulması iddiasıyla hazırlanan bu planda 2 yıl 9 ay sonra geldiğimiz nokta maalesef dolgu ve yeşil alanları imara açmak oldu

Antakya Batı ve Doğu Medeniyetlerinin yaratmış olduğu kentler arasında müstesna bir yere sahiptir. Bu kenti özel yapan tarihi geçmişi, kent kültürü ve onun fiziksel yansıması olan tarihi kent merkezidir. Bu alan depremin ardından çok büyük yıkım görmüş mevcut kentsel dokusu büyük oranda yok olmuştur.”