HATAY BAROSU: ÇOCUKLAR KORUNMALI
Diyarbakır\'da 21 Ağustos tarihinden sonra kendisinden haber alınamayan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedeninin 19 gün sonra defalarca aranan dere yatağı kenarında bulunmasının ardından ülke gündemine taşınan çocuk ölümlerine ilişkin Hatay Barosu\'ndan da açıklama geldi.
Hatay Barosu Başkanı Av. Erhan Nizamoğlu ve avukatların katılımı ile gerçekleşen tolantıda, gerek iç hukukta gerekse uluslararası sözleşmelerde çocukların temel haklarının korunması, çocuklara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi ve yaşam haklarının korunmasının devlete bir sorumluluk olarak yüklendiğine vurgu yapılan Hatay Barosu açıklamasını Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Zerrin Altınöz okudu.
ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMIYORUZ
Hukukçular olarak toplumsal sorumluluk bilinci ile bir araya geldiklerini ifade eden Altınöz, "2023 adalet bakanlığı verilerine göre savcılıklara gelen çocukların cinsel istismarı dosya sayısı 66 bin 138. Dava sayısı ise 14 bin 919. Aile içinde üstü örtülen istismarın sayısı bilinmiyor. Bu veriler gösteriyor ki çocuklarımızı koruyamıyoruz" dedi.
GEÇİCİ TEPKİ GELİŞTİRİLİYOR
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine taraf devletlerin her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu ve taraf devletlerin çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çalışmayı göstermek zorunda olduklarını hatırlatan Altınöz, "Çocuğu koruma çalışmalarının çocukların hakları ihlal edildiği zaman değil bu ihlaller yaşanmadan yapılması gerekmektedir. Maalesef devlet yetkilileri ve ilgili bakanlıklar ancak çocukların hakları ihlal edildiğinde, çocuklar kaybolduğunda veya çocuklar yaşamlarını yitirdiğinde yükselen baskı karşısında yalnızca anlık, işlevsel olmayan ve geçici tepki geliştirmektedir" ifadesinde bulundu.
NARİN GÜRAN ÖZELİNDE TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ
Narin Güran soruşturmasında 19 gün boyunca etkin ve şeffaf bir soruşturmanın yürütülmediğini, aynı dere yatağının defalarca aranmasına ve dere suyunun azaltılmasına rağmen cansız beden üzerinde tıbbi inceleme yapılamayacak aşamada bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına işaret edilen açıklamada, şu görüşler de yer aldı: "DNA\'ya yarar delillerin, karartılma şüphesi bulunan tüm bulguların özenle toplanması ve korunması gerekir. Şüpheli olarak tutuklu amcanın günlerce arama-kurtarma çalışmalarına eşlik etmesi, soruşturma makamının etkin bir soruşturma yürütmediğinin göstergesidir. İstismara uğrayan, kamuoyunda gündem olan, yaşam hakkı elinden alınan her çocuğun hikayesi, bize çocuk koruma sisteminin, çocuklara yönelik ve çocukları da ilgilendiren konulardaki politikaların eksiklerini, zayıflıklarını, yanlışlıklarını göstermekte, aynı zamanda çocukları koruyacak bir sistem için neler yapılması gerektiğini göstermektedir. Her bir çocuğun hikayesi aynı zamanda iktidara, tüm devlet kurumlarına, buralarda görevli olanlara, örgütlü kurumlara, çocuk alanında çalışan örgütlere sorumluluklarının ne kadar hayati olduğunu da hatırlatmaktadır. Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, sorumluluğumuzun farkındayız ve Narin Güran özelinde takipçisi olacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz."