Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye\'nin bir deprem ülkesi olduğunu belirterek, "Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın durumunu bilerek hareket etmek durumundayız. Ne yapıyorsak alttaki bu hareketleri asla unutmadan yapmak durumundayız. Eğer bizler akıllı isek, sonradan dizimize vurmanın manası yok. İşin başında tedbir alır, doğru işler yapar, buralarda da rahat ederiz. Değilsek Allah korusun bunlardan çok pişmanlık duyarız" dedi.

 

Türkiye bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Bakan Özhaseki, "Kimseyi korkutmak için söylemiyoruz, öyle bir derdimiz de zaten olamaz. Himalayalardan başlayarak Alpler\'e doğru uzanan çizgi üzerinde dünyadaki deprem riski taşıyan 5 ülkeden birisi Türkiye diye biliniyor ve böyle ifade ediliyor. Geçtiğimiz 100 yıl içerisinde Anadolu topraklarında ve denizlerde 6 ve üzerinde şiddette, yani yıkıcı deprem olarak tavsif edilir bunlar, deprem sayısı 226. Karadaysa meydana gelen deprem sayısı 60. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasarı tarif etmek ya da bir rakam söyleyebilmek gerçekten çok zor. 100 milyarlarca dolar. Toprağa verdiğimiz canlar da bizim için elbette ki ayrı acı vesilesi. Topraklarımızın yüzde 66\'sı içinde yaşayan nüfusumuzun 1 ve 2\'nci derecede deprem bölgesinde yaşıyor. Özellikle bilinen fay hatları var. Birincisi Kuzey Anadolu Fay Hattı, ikincisi Doğu Anadolu Fay Hattı, bir de Ege tarafındaki depremsellik. Bizim bu ülkede yaşarken üzerinde yaşadığımız coğrafyanın durumunu bilerek hareket etmek durumundayız. Ne yapıyorsak alttaki bu hareketleri asla unutmadan yapmak durumundayız. Eğer bizler akıllı isek sonradan dizimize vurmanın bir manası yok. İşin başında tedbir alır, doğru işler yaparız ve buralarda da rahat ederiz. Değilsek Allah korusun. Biz de bunlardan çok pişmanlık duyarız. Aslında tarihte 1939 Erzincan depremi hep anlatılır, söylenir ve devam eder. Daha sonra Niksar\'da, Tosya\'da, Bolu\'da, Abant\'ta, Gölcük ve Marmara\'ya doğru gelmiş olan da bir hat var. Bu hat üzerinde durmadan hareketli ileri doğru, geriye doğru devam eden bu depremselliğin olduğu süre içerisinde bizler yaptığımız her işi işte şu evlerimizin hepsini küçücük de olsa bir şey yapıyorsak onu bile yaparken yerin altındaki hareketliliği bilerek eğer bizler adım atarsak emin olun hiç üzülmeyiz. Bakın bundan 6 ay kadar önce bir deprem meydana geldi, 9 saat sonra bir deprem daha. Burada tam 14 milyon insan etkilendi. 18 şehrimiz bu işten doğrudan zarar gördü. Toprağa verdiğimiz canlıların sayısı da 50 binden fazla. Dile kolay. Maddi hasarı hiç söylemiyoruz bile. 680 bin konut yıkıldı, 170 bin civarında da iş yeri, depo, ahır gibi tek katlı yerlerimiz yıkıldı. Söylemesi çok kolay; \'850 bin tane bağımsız birim yıkıldı\' diyoruz, o kadar basit söylemesi. Ama 850 binin açılımına bakarsanız Adıyaman gibi Malatya gibi 5 tane 6 tane şehir yerle bir oldu demektir. Böyle büyük bir deprem" diye konuştu.