DOLAR 48.68 ₺
EURO 56.00 ₺
STERLIN 65.39 ₺
G.ALTIN 6,755.49 ₺
BTC 75,761.50 $
ETH 2,399.95 $
BİST 0.00

    Antakya Roma’yı Geride Bıraktı: Kentin Antik Çağdaki Gücü Araştırmayla Ortaya Çıktı

    GÜNDEMAntakya 6
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi Muhabir:

    “Bütün yollar Roma’ya çıkar” sözü, Roma İmparatorluğu’nun ulaşım ağıyla özdeşleşmiş ifadelerden biri olarak biliniyor. Ancak Roma dönemine ait yaklaşık 300 bin kilometrelik kara yolu ağını inceleyen yeni bir araştırma, bu sözün imparatorluğun gerçek ulaşım sistemiyle tam olarak örtüşmediğini ortaya koydu. Araştırmaya göre bugünkü Türkiye sınırları içerisinde bulunan Antakya ve Ankara ile İstanbul, kara yolu bağlantıları açısından başkent Roma’dan daha merkezi bir konumdaydı.

    Antakya Roma’yı Geride Bıraktı: Kentin Antik Çağdaki Gücü Araştırmayla Ortaya Çıktı

    Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmada, Roma İmparatorluğu’nun MS 117 yılındaki genişleme dönemindeki ulaşım ağı kapsamlı biçimde ele alındı. Akdeniz çevresinde yaklaşık 5,5 milyon kilometrekarelik bir alana yayılan imparatorluğun Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki kara bağlantıları incelenirken, kentlerin yol ağı içerisindeki konumları da hesaplandı.

    Araştırmacılar, yıllar süren çalışmalar sonucunda oluşturulan yaklaşık 300 bin kilometrelik Roma yollarını içeren Itiner-e adlı dijital atlas üzerinden hareket etti. Yol güzergâhlarının kentleri birbirine nasıl bağladığı, seyahat açısından hangi noktaların daha merkezi olduğu ve farklı bölgeler arasındaki ulaşımın hangi güzergâhlardan gerçekleştiği analiz edildi.

    İmparatorluğun önemli güzergâhı Roma’dan geçmiyordu

    Araştırmadan çıkan en dikkat çekici sonuçlardan biri, Roma İmparatorluğu'nun kara ulaşımındaki en önemli ara güzergâhlardan birinin başkent Roma'dan geçmemesi oldu.

    Araştırmanın ortak yazarlarından Aarhus Üniversitesi klasik arkeoloji profesörü Tom Brughmans'ın aktardığı değerlendirmeye göre söz konusu güzergâh, Kuzey Afrika ve Levant kıyılarını takip ederek Antakya'ya ulaşıyor, Ankara çevresinden geçiyor ve İstanbul üzerinden Avrupa'ya uzanıyordu. Güzergâh daha sonra Po Vadisi ve Milano üzerinden Fransa yönüne ilerliyordu.

    Bu tablo, Antakya'nın Roma döneminde yalnızca bulunduğu bölge açısından önemli bir kent olmadığını, imparatorluğun farklı coğrafyalarını birbirine bağlayan geniş kara yolu sistemi içerisinde de kritik bir noktada bulunduğunu gösterdi.

    Haber Resmi

    Antakya ve Ankara neden öne çıktı?

    Araştırmada kentlerin ulaşım açısından önemini belirlemek için yalnızca sahip oldukları yol sayısına bakılmadı. Farklı noktalar arasındaki yolculuklarda bir kentin ne kadar önemli bir geçiş noktası olduğu da hesaba katıldı.

    Antakya, Akdeniz kıyıları ile doğu bölgelerini Anadolu ve Avrupa'ya bağlayan güzergâhlar üzerinde bulunması nedeniyle öne çıktı. Ankara ise Anadolu içerisindeki ulaşım açısından önemli bir merkez konumundaydı.

    İstanbul'un da Avrupa ile Anadolu arasındaki bağlantıda sahip olduğu konum, onu kara yolu ağı içerisinde öne çıkan kentlerden biri haline getirdi. Yunanistan'daki Korinthos da benzer şekilde önemli bağlantı noktaları arasında yer aldı. Kentten geçen yollar, Mora Yarımadası'nı Yunanistan'ın diğer bölgelerine bağlayan ulaşım ağının önemli parçalarını oluşturuyordu.

    Roma neden kara yollarında ilk sırada değildi?

    Roma'nın imparatorluğun başkenti olması, bütün kara yollarının doğrudan bu kentte birleştiği anlamına gelmiyordu. Araştırmacılara göre bunun temel nedenlerinden biri İtalya Yarımadası'nın imparatorluğun geniş kara yolu sistemi içerisindeki özel konumuydu.

    İtalya, imparatorluğun ana kara yolu ağının bir uzantısı niteliğindeydi ve Roma bu uzantının merkezinde bulunuyordu. Ancak İtalya'nın tamamındaki ulaşım dikkate alındığında, en merkezi güzergâhın Adriyatik kıyısı boyunca ilerlediği ve Roma'yı doğrudan kapsam dışı bıraktığı belirlendi.

    Bu sonuç, Roma'nın önemsiz bir ulaşım merkezi olduğu anlamına gelmiyor. Aksine kent, imparatorluğun siyasi ve ekonomik merkezi olmasının yanı sıra farklı ulaşım türleri açısından da büyük önem taşıyordu.

    Roma'nın asıl avantajı deniz yollarındaydı

    Araştırmanın yalnızca kara yollarına odaklandığı özellikle vurgulanıyor. Roma İmparatorluğu'nda insanlar ve ticari mallar yalnızca karayollarını kullanmıyor, deniz ve nehir güzergâhlarından da yoğun biçimde yararlanıyordu.

    Araştırmacılara göre Roma'nın ulaşım açısından sahip olduğu merkezi konumun önemli nedenlerinden biri Akdeniz'in ortalarına yakın bulunmasıydı. Başlıca deniz ticaret yollarına erişimi, kenti su ulaşımı bakımından avantajlı bir noktaya taşıyordu.

    Çalışmada deniz ve nehir yolları ayrıca analiz edilmediği için Roma'nın tüm ulaşım ağı içerisindeki gerçek konumunun belirlenmesinde bu bağlantıların da dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

    Roma yolları günümüz yollarından farklıydı

    Araştırma, yalnızca kentlerin bağlantılarını değil, Roma yollarının nasıl inşa edildiğine ilişkin bazı sonuçları da ortaya koydu.

    Yol güzergâhlarının, arazinin uygun olduğu bölgelerde mümkün olduğunca düz ilerleme eğiliminde olduğu belirlendi. Ancak Roma yollarının günümüzdeki modern yollar kadar düz olmadığı görüldü.

    Araştırmacılar, günümüzde yol yapımında keskin dönüşlerden kaçınılarak araçların daha hızlı ilerlemesini sağlayacak güzergâhların oluşturulduğuna dikkat çekiyor. Modern ölçüm ve inşaat teknikleri sayesinde arazi, yolun düzleştirilmesi amacıyla çok daha fazla değiştirilebiliyor.

    Roma döneminde ise yol yapımında mevcut coğrafi koşullara daha fazla uyum sağlanıyordu. Bu durum, dönemin mühendislik yöntemlerinin yol güzergâhlarının belirlenmesindeki etkisini de ortaya koyuyor.

    Haber Resmi

    Yeni araştırma Antakya'nın tarihî konumunu yeniden gündeme taşıdı

    Yaklaşık 300 bin kilometrelik Roma yolu ağının incelendiği çalışma, Antakya'nın antik çağdaki ulaşım önemine ilişkin dikkat çekici veriler sundu. Kentin, Kuzey Afrika ve Levant'tan Anadolu'ya, buradan İstanbul üzerinden Avrupa'ya uzanan önemli kara bağlantılarının üzerinde yer alması, Antakya'yı imparatorluğun ulaşım sistemi içerisinde öne çıkan merkezlerden biri haline getiriyordu.

    Araştırmacılar, gelecekte deniz ve nehir ulaşımının da aynı analizlere dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor. Kara ve su yollarının birlikte incelenmesiyle Roma İmparatorluğu'nun ulaşım ağının daha kapsamlı şekilde anlaşılabileceği ifade ediliyor.

    Yeni araştırmanın ortaya koyduğu tablo ise yüzyıllardır kullanılan bir sözü farklı bir açıdan ele alıyor: Roma İmparatorluğu'nun bütün yolları Roma'ya çıkmıyordu; dönemin en önemli kara ulaşım bağlantılarından bazıları Antakya ve Ankara üzerinden ilerliyordu.

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code
    Yeni Slow Radyo