Yangın suretiyle tasarlayarak kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklu yargılanan iki sanık, olay sırasında uyuşturucu madde etkisinde olduklarını ve "şaka yapmak istediklerini" öne sürerek beraat talebinde bulundu. Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verirken davayı 5 Ekim tarihine erteledi.

Mersin'den Hatay'a çalışmak için gelen İbrahim Yaşar, 4 Mart 2025 tarihinde Antakya'daki bir şantiyede işe başladı. İlk işinin henüz dördüncü gününde, 8 Mart'ta kaldığı konteynerde çıkan yangında yaşamını yitirdi. Aynı konteynerde bulunan M.A.Ö. ise yaralı olarak kurtuldu.
Soruşturma kapsamında aynı şantiyede çalışan M.K. ve B.S. tutuklanırken, iddianamede olay günü sabah saatlerinde iki sanığın bir akaryakıt istasyonundan bidonla yakıt aldığına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerine yer verildi. İtfaiye raporunda ise yangının söndürülmeden bırakılan veya unutulan bir ateş kaynağından çıktığı değerlendirildi.
Yangından yaralı kurtulan M.A.Ö. ifadesinde, olay sırasında sanıklardan birinin konteyner kapısını açtığını, diğerinin ise içeriye yanan bir bez attıktan sonra benzini döktüğünü anlattı.
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ikinci duruşmada sanıklar, uyuşturucu madde etkisi altında olduklarını, olayın bir şaka amacı taşıdığını ve ne yaptıklarını hatırlamadıklarını iddia ederek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti ise mevcut delil durumu nedeniyle tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı 5 Ekim'e erteledi.

Duruşmanın ardından açıklama yapan İbrahim Yaşar'ın babası Vedat Yaşar, oğlunun ekmek parası kazanmak için geldiği Hatay'da henüz dördüncü iş gününde hayatını kaybettiğini belirterek adalet çağrısında bulundu.
Baba Yaşar, olayla ilgili HTS kayıtlarının dosyaya henüz eklenmediğini ifade ederek soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi. Ayrıca, akaryakıtın bidonla satılması ve şantiyedeki güvenlik uygulamalarına ilişkin ihmallerin de araştırılması gerektiğini savundu.
Sanıkların savunmasına tepki gösteren Vedat Yaşar, "Uyuşturucu madde kullandıklarını ve şaka yapmak istediklerini söyleyerek kendilerini savunuyorlar. Beş litre benzinle yapılanın şaka olamayacağı ortada. Oğlum geri gelmeyecek ancak verilecek kararın emsal olmasını ve benzer acıların bir daha yaşanmamasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.
