Adana ve Osmaniye’de son günlerde meydana gelen sarsıntıların ardından gözler bölgedeki aktif faylara çevrildi. Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Güneyli, yaşanan depremler üzerinden bölgedeki sismik hareketliliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güneyli’nin açıklamalarında özellikle Karataş-Yumurtalık fay zonu öne çıktı. İskenderun Körfezi’nin Adana tarafında uzanan fayların, bölgesel ölçekte deprem üretme potansiyeli taşıdığı belirtildi.
Faylar Hatay sınırlarından geçmiyor
Bölgede zaman zaman gündeme gelen Karataş ve Yumurtalık faylarının Hatay’ın içinden geçtiği yönündeki değerlendirmelerin ise gerçeği tam olarak yansıtmadığına dikkat çekiliyor.
Bilimsel çalışmalarda Ceyhan-Karataş ve Yumurtalık fayları farklı yapılar olarak ele alınıyor. Fayların kara üzerindeki uzanımları ağırlıklı olarak Adana çevresinde bulunuyor.
Ancak fay hattının Hatay sınırları içerisinde yer almaması, meydana gelebilecek depremlerin Hatay’da hissedilmeyeceği anlamına gelmiyor. Olası bir sarsıntının etkisi; depremin büyüklüğü, merkez üssünün uzaklığı, derinliği, zemin özellikleri ve yapıların dayanıklılığı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebiliyor.
Adana ve Osmaniye’deki hareketlilik takip ediliyor
Bölgede Saimbeyli ve Sumbas çevresinde meydana gelen farklı büyüklüklerdeki depremler de uzmanların değerlendirmelerine konu oldu.
Prof. Dr. Güneyli, özellikle Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki depremin ardından çok sayıda daha küçük sarsıntı kaydedildiğine işaret etti.
Deprem dizisinde zaman içerisinde daha küçük büyüklükte sarsıntıların meydana gelmesinin ve aralarındaki sürenin uzamasının beklendiği belirtildi. Bununla birlikte, artçı hareketlerin bir süre daha devam edebileceği ifade edildi.
“Yakında büyük deprem olacak” şeklinde bir tarih verilmedi
Uzman değerlendirmesinde Karataş-Yumurtalık hattının deprem üretme potansiyeline dikkat çekilirken, herhangi bir deprem için kesin tarih ya da büyüklük öngörüsünde bulunulmadı.
Bu nedenle söz konusu açıklamanın Hatay’da yakın zamanda deprem yaşanacağı yönünde kesin bir tahmin olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Fayların deprem üretme potansiyeli ile depremin ne zaman gerçekleşeceğinin öngörülmesi birbirinden farklı konular olarak ele alınıyor.
Yağış ve zemin koşulları da önemli
Bölgedeki değerlendirmelerde yalnızca deprem riski değil, deprem sonrasında oluşabilecek ikincil tehlikelere de dikkat çekildi.
Özellikle yağış alan bölgelerde eğimli araziler, jeolojik yapı ve zemin özelliklerinin bir araya gelmesiyle heyelan ve kaya düşmesi riskinin artabileceği belirtildi.
Uzmanların değerlendirmeleri, bölgedeki sismik hareketliliğin yakından takip edilmesinin ve yapı güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.