ads
DOLAR 45.74 ₺
EURO 53.56 ₺
STERLIN 62.08 ₺
G.ALTIN 6,717.55 ₺
BTC 76,944.16 $
ETH 2,092.04 $
BİST 0.00
    ads
    ads

    KEMAL SUNAL MÜZESİ AÇILDI

    GÜNDEM 0
    Yayınlama: 16 Mart 2024 Cumartesi 11:28 Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Haber Merkezi

    KEMAL SUNAL MÜZESİ AÇILDI

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yıllardır Türkiye’yi güldüren usta oyuncu merhum Kemal Sunal’ın adını, bir müzeyle yaşattı. 60. Yıl Göztepe Parkı içerisinde konumlandırılan “Kemal Sunal Müzesi” için düzenlenen tören; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, CHP Kadıköy Belediye Başkan adayı Mesut Kösedağ, merhum Sunal’ın eşi Gül Sunal, çocukları Ali Sunal, Ezo Sunal ile kardeşleri Cemil, Cengiz Sunal, sinema dünyanın ünlü isimleri ve kalabalık bir vatandaş topluluğunun katılımlarıyla gerçekleştirildi. Açılış töreninde, sırasıyla; Gül Sunal, İmamoğlu ve müzenin oluşumuna katkı sunan şair-yazar Sunay Akın birer konuşma yaptı.

    “ALLAH\'IN İZNİYLE MİS GİBİ BİR BAHARIN KAPIDA OLDUĞUNU HİSSEDİYORUM”

    “O kadar faydalı bir açılış yapıyoruz ki, bütün açılışlarımızı bir kenara itti” diyen İmamoğlu, “Hepimizin yüzünü gülümseten, aynı zamanda düşündüren çok kıymetli bir sanatçımızın, yıllarca izleyip, hayranlıkla takip ettiğimiz bir sanatçımızın ismiyle, yaşamıyla yaşayacak olan, anılarıyla yaşayacak olan muhteşem bir müzeyi, kıymetli ailesiyle birlikte açıyor olmanın gururunu yaşıyorum” şeklinde konuştu. Kış mevsiminin ardından bahar aylarına girdiğimizi hatırlatan İmamoğlu, “Doğal olarak doğa canlanıyor şu anda. Şehir, böyle bir hareketleniyor. İnşallah yağmurun bereketi ve Allah\'ın izniyle de mis gibi bir baharın kapıda olduğunu hissediyorum. Elbette İstanbul\'un her hali güzel ama baharda, hele hele Ramazan’da bir başka güzeldir bu” dedi. Türk insanının gülmeyi seven bir millet olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

    “İSTİYORLAR Kİ, MİLLETİMİZ BİR ARAYA GELİP, BİRBİRİNDEN GÜÇ ALMASIN”

    “Aslında gülmeyi seven bir toplumuz ama gülmeyi bize unutturdular. Yine güleceğiz. Şöyle bir sorumluluk hissediyorum. İnsanlar bana şöyle bir tavırla yaklaşıyorlar. Bazen akşam bir televizyon programındayım, sabah bir yere gidiyorum örneğin; bir ablamız, bir arkadaşımız veya Sunay Abi arıyor, ‘Niye akşam yüzüne asıktı’ diye soruyor. ‘Ya benim yüzüm asık değildi’ diyorum. Evet, demek ki gülmem lazım. Allah hepinizi güldürsün. Mutsuz bir ortam yaratmak istiyorlar, farkındayız. Birbirine böyle öfke duyan, kızan, kaşları asık, böyle asık suratlı, çatık ve asık suratlı, kutuplaşmış bir ortam var etmek istiyorlar. Biz, buna hiç aldanmayacağız. Tabii istiyorlar ki, milletimiz bir araya gelip, birbirinden güç almasın. Halbuki bizim bir araya gelmemiz lazım. Birbirimizden güç almamız lazım. Farklılıklarımızla, çeşitli kültürlerin bir arada yaşadığı güzel İstanbul\'umuzda, birbirimizle yan yana olup, onun hissiyatıyla beslememiz lazım. Ama bunlar, onu istemiyor. Birbirinden ayrı düşen bir toplumda eleştiri biter, birleşme biter, paylaşma biter. O bakımdan biz, bunun karşısında büyük bir dirençle durmak zorundayız. Çünkü bu söylediğim şeyler olmazsa, Cumhuriyet olmaz, demokrasi olmaz.”

    “YANLIŞA KARŞI MÜCADELEDE BİR BAŞKA GÜÇLÜ MÜCADELE HATTI VAR; O DA SANAT”

    “Tabii biz böyle bir sorumluluk yaparken, yanlışa karşı mücadelede bir başka güçlü mücadele hattı var. O da sanat. Özellikle mizah, müthiş bir mücadele hattı. Mesela hayatımda en ilginç noktalardan birisi, beni taklit eden birini gördüğümde başladı. Sürekli ona bakıp, yanlışlarımı düzeltmeye çalışıyorum. Mesela 20 defa izledim, yani gerçekten öyle mi konuşuyorum diye. Vallahi öyle konuşuyormuşum; farkına vardım. Ama eskiden, bunlar her akşam yapılırdı, senede bir defa yapılıyor, yapanı da dövüyorlar. Dolayısıyla biz, inşallah o güzel kültüre dönüş… Dönüş yapmak lafı ne kadar güzel. Aslında biz hep ‘tam yol ileri’ demek istiyoruz ama. Özlüyoruz geçmişte çok güzel şeyler yaptı bu millet, bu toplum, işte duayen isimler… İşte Cahit Abi de burada, diğer dostlarımız burada, Zihni Abi buradan, alttan alttan sert sert bakıyor bana ama… (Zihni Göktay: Size sert bakılmaz Başkanım.) Estağfurullah. Ama ben biliyorum, sizin gibi abiler, gerektiğinde sert bakar. Yanlış yaparsak sert bakın. Sert bakmayınca millet, öyle kafamıza kakılıyorlar. Onlara fırsat vermemek lazım. Arada onlara sert bakın.”

    “ZÜBÜK” GÜLDÜRDÜ

    “Yerli ve milliyi, biz seviyoruz. Niye seviyoruz? Örneği ne mi? Kesinlikle Kemal Sunal yerli ve milli bir güç. Muhteşem bir güç. Canlandırdığı karakterler öyle can alıcı, çarpıcı, ders veren… Muhteşem yani. İşte her birisi İnek Şaban, Kibar Feyzo, Zübük (gülüşmeler), Tosun Paşa, Kapıcılar Kralı… Muhteşem karakterler, ölümsüz bir sanatçı. Aslında hepimizin sosyolojisine ışık tutan, düşündüren, kendimize gelmemizi sağlayan ama aynı zamanda müthiş bir naiflik, müthiş bir incelik taşıyan bir insan. Türkiye şu anda, mesela kimlikler ve değerler üzerinden. çok tartıştırılan bir toplum haline geldi. Böylece ayrıştırmaya ve biraz da böyle bölmeye çalışanlara ben söylüyorum: Bol bol Kemal Sunal filmi izlemelerini ve ders almalarını buradan öneriyorum. Günün sonunda, bu milleti bölmeye zaten güçleri yetmeyecek. Onlar da ders çıkartsınlar. Çok eğleniyor millet. Çok gülen ve çok güzel güldüren bir sanatçıydı. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennettir onun. Çocukluğumdan hatırlıyorum. 6-7 yaşlarındaydım. Babamın amcası ameliyat oldu. Televizyon karşısında uzanmış, yatıyor. Ben de kahkahalarla gülüyorum bir filminde. Bu meşhur Zeki Alasya, Metin Akpınar bir arada oynadıkları… Herkes biliyor tabii. Ama öyle bir gülmek tuttu ki beni. Öyle bir gülüyorum ki… Amcam gülüyor ama bir yandan yalvarıyor, ‘Dikişlerim patlayacak daha güldürme beni’ diye. Onları bize yaşattı.”

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code