Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde 24 Eylül 2026 sabahı meydana gelen deprem, çevre illerde de hissedildi. AFAD tarafından 5,4 büyüklüğünde ve 7,39 kilometre derinlikte kaydedilen sarsıntının ardından bölgedeki fay hatları ve olası artçı hareketlilik yeniden gündeme geldi.
Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, Şanlıurfa çevresinde Bozova Fayı'nın bulunduğuna dikkat çekerek yaşanan sarsıntının bölgenin tektonik yapısı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ersoy, fayın uzunluğu dikkate alındığında bölgede 6 büyüklüğüne yakın depremlerin meydana gelmesinin şaşırtıcı olmadığını ifade etti.
Ersoy ayrıca depremin ardından artçı sarsıntıların görülebileceğini belirterek, bunların zaman içerisinde küçülerek devam etmesinin beklendiğini söyledi. Uzman, özellikle mühendislik hizmeti almamış veya mevcut hasarı bulunan yapıların dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Okan Tüysüz ise depremin 6 Şubat 2023 depremlerini meydana getiren faylardan farklı bir fay sistemi üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Tüysüz, sarsıntının Bozova Fayı ile ilişkili olduğunu ve bu fay sisteminin geçmişte de deprem ürettiğini belirtti.
Tüysüz'e göre Bozova Fayı'nın en az 60-70 kilometrelik bölümü aktif durumda bulunuyor. Fay sisteminin tamamının ise 100 kilometrenin üzerinde bir uzunluğa sahip olduğu değerlendiriliyor. Ancak uzman, bu durumun mevcut depremden hemen sonra daha büyük bir sarsıntı yaşanacağı anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Tüysüz, Şanlıurfa'daki sarsıntının öncü deprem olduğunu düşünmediğini belirtirken, yaklaşık 4,5 büyüklüğüne kadar artçıların meydana gelebileceğini söyledi. Hasar görmüş yapılara girilmemesi ve bu binaların uzmanlar tarafından kontrol edilmesi gerektiğini de vurguladı.
Prof. Dr. Süleyman Pampal da Şanlıurfa ve çevresinin aktif fay sistemlerinin bulunduğu bir bölgede yer aldığını belirterek Bozova Fayı'nın deprem üretme potansiyeline dikkat çekti. Pampal, yaşanan sarsıntının tek başına 6 Şubat 2023'teki depremler ölçüsünde yeni bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise Şanlıurfa'daki sarsıntının ardından yaptığı değerlendirmede, Güneydoğu Anadolu'daki tektonik yapıya dikkat çekti. Görür, bölgenin Doğu Anadolu Fayı ve Bozova Fayı'na yakınlığına, ayrıca Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası'nın hareketlerine vurgu yaptı. Görür, 2023 depremlerinin ardından bölgedeki gerilim değişimlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Uzmanların açıklamalarında ortak şekilde öne çıkan nokta ise depremin ardından artçı hareketlerin takip edilmesi ve hasarlı yapılardan uzak durulması oldu. Depremin gelecekte daha büyük bir sarsıntının kesin habercisi olduğunu söylemenin mümkün olmadığı belirtilirken, Şanlıurfa ve çevresindeki aktif fayların deprem üretme potansiyelinin bulunduğu konusunda uzman görüşleri bulunuyor.
Şanlıurfa'daki son deprem, bölgede yapı güvenliği, fayların izlenmesi ve deprem hazırlığının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.