Türkiye’nin güneyinde yer alan Hatay, son 65 yılın en kurak dönemini yaşıyor. Kentin ana su kaynaklarından Karaçay Barajı’nda doluluk oranı yüzde 24’e kadar düÅŸerken, yetkililer Eylül ayından itibaren içme suyu sıkıntısının yaÅŸanabileceÄŸi uyarısında bulunuyor.
Barajlarda Kritik Seviyeye Gelindi
Karaçay Barajı’ndaki doluluk oranının yüzde 24’e, Yayladağı Barajı’ndaki seviyenin ise yüzde 20’ye gerilediÄŸini belirten uzmanlar, Hatay’ın yaklaşık 40-50 günlük su rezervi kaldığını ifade ediyor. Durumun ciddiyeti karşısında yurttaÅŸlara acil su tasarrufu çaÄŸrısı yapılıyor.
“Su Krizi Günlük YaÅŸamı Etkiliyor”
Çevre Mühendisleri Odası Adana Åžube BaÅŸkanı Deniz Orhan, Hatay’daki su sıkıntısının artık günlük yaÅŸamı etkileyen ciddi bir krize dönüÅŸtüÄŸünü vurguladı. Meteoroloji Genel MüdürlüÄŸü verilerine göre, 2025 yılı yağışlarının bir önceki yıla kıyasla yüzde 64 azaldığını hatırlatan Orhan, bu durumun sadece iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle açıklanamayacağını söyledi.
Doğal Alanlar Azaldı, Ekosistem Zayıfladı
Orhan, deprem ve orman yangınları nedeniyle zaten büyük zarar gören Hatay’da, yeÅŸil alanların kaybı ve doÄŸal yüzeylerin yapılaÅŸmaya açılmasının su döngüsünü bozduÄŸunu dile getirdi. “YaÄŸmur sularının yer altına süzülmeden yüzeyden akıp gitmesi, su kaynaklarını besleyememektedir. Bu durum su krizini derinleÅŸtiriyor” dedi.
Altyapı ve Planlama Yetersiz Kaldı
Orhan, mevcut krizin yalnızca doğal nedenlerden değil, plansız kentleşme ve yetersiz altyapıdan da kaynaklandığını belirterek şunları kaydetti:
“İçme suyu altyapısındaki kayıp-kaçak oranları düÅŸürülemedi, modern izleme sistemleri yeterince yaygınlaÅŸtırılamadı. Afet sonrası yeniden inÅŸa süreçlerinde su kaynaklarının korunması ve yeÅŸil altyapının güçlendirilmesi önceliklendirilmelidir. Ayrıca, tarımsal sulamada verimlilik kontrolü yapılmadan yürütülen uygulamalar, kaynakların adil ve etkin kullanımını engelliyor.”
Çözüm Bekleyen En Acil Sorun: İçme Suyu
Hatay’da içme suyuna eriÅŸim, artık yalnızca bir çevre sorunu deÄŸil; halk saÄŸlığı, sosyal yaÅŸam ve kentte yaÅŸamın sürdürülebilirliÄŸi açısından da en öncelikli çözüm bekleyen konu haline geldi. Uzmanlar, hem bireysel su kullanımında hem de kurumsal düzeyde radikal tedbirler alınmazsa, Eylül ayında ciddi bir su krizinin kaçınılmaz olacağı konusunda uyarıyor.