Şahin, deprem sonrası kentlerin en çok güvenli kamusal alanlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, “Depremin ardından kentlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey; daha fazla kamusal alan, daha fazla yeşil alan ve daha fazla toplanma alanıdır. Kamusal alan, afet sonrası bir lüks değil; yaşamın ve toplumsal iyileşmenin temelidir. Ancak Hatay’da bunun tam tersini görüyoruz” ifadelerini kullandı.
TMMOB Hatay İl Koordinasyon Kurulu’nun verilerini paylaşan Şahin, bazı önemli alanların farklı amaçlarla imara açılmak istendiğini aktardı. Antakya’da adliye arkasındaki yaklaşık 20 bin metrekarelik TOKİ Parkı alanı valilik hizmet binasına ayrılırken, 7 bin 500 metrekarelik HATMEK Sosyal Tesisleri alanı 6 katlı konut projesine dönüştürülüyor. Eski stadyum alanı ise konut ve ticaret alanı olarak planlanıyor.
Buna ek olarak, Arsuz Karaağaç’ta 35 bin metrekarelik lise alanının sanayi alanına çevrilmesi ve İskenderun’daki 50 bin metrekarelik Maydanoz Parkı’nın ticaret ve konut alanına dönüştürülmesi planlanıyor. Antakya Cumhuriyet Mahallesi’nde yurt, lise ve park alanı olarak ayrılmış bazı taşınmazlar ise otel ve ticaret alanına çevrilmek üzere ihale sürecine girmiş durumda.
Şahin, bu durumun Hatay’ın geleceği ve güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek, “Kamusal alanlar satılık değildir. Hatay’da geleceğimizden, güvenliğimizden ve nefes alanlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Deprem sonrası yeniden yapılanmanın kamu yararı ve bilimsel planlama esas alınarak yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, Hatay’ın ihtiyacının otel ve ticaret projeleri değil, daha fazla park, açık alan ve güvenli kamusal mekânlar olduğunu söyledi.