Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası Yürütme Kurulu Adına Merkez Yürütme Kurulu Başkanı Deniz Ezer, 5 Ekim Dünya Öğretmenler gününün, Dünya Öğretmenler günü; öğretmenlerin uluslararası alanda birlik, dayanışma ve örgütlü mücadelenin günü olduğunu söyledi.
Deniz Ezer yaptığı yazılı açıklamada, “Tüm itirazlarımıza rağmen dayatılan Öğretmenlik Meslek Kanunu’na karşı emeğimizi, onurumuzu ve çalışma barışımızı korumaya çalışırken 1966 yılında ILO ve UNESCO arasındaki iş birliği sonucunda ortaya çıkmış uluslararası bir belge olan ve 56 yıldır güncellenerek yaşayan Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi bu konuda örnek bir belge olarak karşımıza çıkmaktadır. Belge öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin uluslararası yasası konumundadır. Öğretmenlerin statüsü tavsiye belgesi öğretmenleri ücretli, kadrolu,sözleşmeli,uzman,özel sektör öğretmeni olarak tasnif etmediği gibi öğretmenin tanımı net biçimde yapılmıştır. Metnin dünyada ortak bir belge olarak kabul edildiği 1994 yılından beri 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.” dedi.
ÖĞRETMENLER BİRBİRİNE YABANCILAŞTIRILIYOR
Öğretmenlik Meslek Kanunu’na bir kez daha tepki gösteren Ezer, “Yüksek enflasyon ve ekonomk kriz ile “geçinemeyen”, baskı ve soruşturmalar yüzünden “nefes alamayan”, ücretli ve sözleşmeli öğretmen istihdamıyla güvencesizleştirilmeye çalışılan, özel sektörde ağır sömürü koşullarında çalıştırılan öğretmenler sorunlarının çözülmesini beklerken karşılarında 13 maddeden oluşan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu bulmuştur. Eğitim emekçilerinin ekonomik, demokratik ve özlük haklarını korumak ve geliştirmek için bir yasa çıkarılması gerekirken, bugün öğretmeni ayrıştıran, öğretmenler odasında birbirine yabancılaştıran bir yasanın varlığı söz konusudur. Öğretmenliğin Statüsü Tavsiyesi’nde “Öğretmenlerin yetiştirilmesi ve istihdamı, ayrımcılığın soy, renk, cinsiyet, din, siyasal görüşler, toplumsal ya da ulusal köken, ekonomik durum temellerine dayalı hiçbir biçimine yol açmamalıdır.” denilirken Türkiye’de öğretmenler Mülakat adı altında torpil düzenine mahkum edilmeye çalışılmaktadır. Atamada Milli Eğitim Bakanının mülakatta ısrarcı olması Liyakatın değil yandaşçılığın esas alınmak istendiğinin kanıtıdır.”
ASLA UNUTMAYACAĞIZ
“6 Şubat 2023’te yaşadığımız yüzyılın büyük felaketinde 500’den fazla öğretmen hayatını kaybetti. Acılarımız hala taze.5 Ekim Dünya öğretmenler gün ünde öğretmenlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz. Deprem sonrası hayatta kalan öğretmenlerimiz yıkımlar arasında tüm acılarına rağmen hala öğrencilerin yaralarını sarmaya acılarını paylaşmaya çalışıyor. Deprem bölgesinde konteyner kentlerde kalan öğretmenler hergün okullarına ulaşabilmek için binbir zorlukları aşmaya çalışıyor. Ekonomik şartlar altında servis tutmaya çalışan öğretmenler deprem bölgesinde fedakarca yaşamı yeniden örmeye çalışıyor. Sağlıksız koşullarda,su geçiren konteynerlerda yaşama tutunmaya çalışan öğretmenlerimizin bu fedakarlıklarını asla unutmayacağız.”
SAYGI VE MİNNETLE ANIYORUZ
“Biz öğretmeniz ‘’Gel, ne olursan ol yine gel diyen, yetmiş iki buçuk millete bir bakmayan bizden değildir ‘’diyen Mevlana\'yız.. Kara tahta başında, ulusunun kara talihini harf harf ağartan Mustafa Kemal’iz. Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir. diyen-Fakir Baykurt’uz. İsimleri ve yüzleri çoktan unutulmuş olmasına karşın, öğrencilerinin elde ettikleri başarılar yoluyla beyinlere kazınmış binlerce öğretmeniz. Akıp giden hayatın içinde, çocukları ve gençleri yarınlara ve hayata hazırlayanız. Cehalet, karanlık, önyargı ve baskılara karşı bir savaşçıyız. Tüm öğretmenlerimi sevgi ve saygıyla selamlıyor, 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden tüm öğretmenlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz. Sevdiklerine sabır öğretmen camiasına başsağlığı diliyoruz.”
GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ
“ İçinde bulunduğumuz tüm olumsuz koşullar; öğretmenin itibarsızlaştırıması,iktidarın eğitime yönelik gerici ve dayatmacı politikalarına karşı örgütlü mücadelemizi kararlıkla sürdüreceğimiz bilinmelidir.Biz öğretmenler bu toplumun aydınlık yüzü olarak halkımızla kopmaz bir bağ,sarsılmaz bir güven ile aydın ve tam bağımsız Türkiye mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.Öğrencilerimiz için bilimsel,akedemik, parasız halk için eğitim mücadelesinden geri adım atmayacağız.
TÖBSEN her zaman olduğu gibi, eğitim emekçilerinin ekonomik, demokratik ve özlük hak mücadelesini vermeye devam edecektir.” dedi.