OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, İskenderun Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte öğrencilerle bir araya gelerek savunma sanayiindeki dönüşüm süreci ve Türkiye’nin yerli-milli üretim vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında uluslararası ilişkilerde kalıcı dostluklardan ziyade stratejik çıkarların belirleyici olduğuna dikkat çeken Yalçıntaş, “Ülkelerin daimi dostu yoktur. Ülkelerin sadece stratejik ortakları vardır” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlı yapısından yerli üretim modeline geçiş sürecine değinen Yalçıntaş, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında yaşanan gelişmelerin bu dönüşümde kritik rol oynadığını belirtti. O dönem Türkiye’nin savunma sistemlerini büyük ölçüde dış kaynaklardan temin ettiğini hatırlatan Yalçıntaş, harekât sonrası uygulanan ambargoların yerli savunma sanayii hamlesini hızlandırdığını söyledi.
Bu süreçte ASELSAN, HAVELSAN ve TUSAŞ gibi kurumların kurulmasının stratejik bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Yalçıntaş, Türkiye’nin kendi teknolojisini üretme iradesinin bu dönemde güç kazandığını vurguladı.
Altay Ana Muharebe Tankı Projesi’ne de değinen Yalçıntaş, Altay Tankı geliştirme sürecinin uzun ve zorlu bir mücadele olduğunu belirterek, seri üretim aşamasında yaşanan motor tedarik sorunlarının savunma sanayiinde bağımsızlığın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Almanya’dan motor tedarikinde yaşanan sıkıntılara dikkat çeken Yalçıntaş, dışa bağımlılığın stratejik risk oluşturduğunu belirterek, “Savunma sanayiinde ülkelerin kendi kendine yeterli olması artık zorunluluktur” dedi.
İskenderun Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşen programda öğrencilerle kariyer planlamasına ilişkin tavsiyelerini de paylaşan Yalçıntaş, gençlere büyük hedefler belirleyerek çalışmaları gerektiğini söyledi. Program sonunda “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikâyesi” kitabını imzalayarak öğrencilerin sorularını yanıtladı.