Antakya Çevre Koruma DerneÄŸi BaÅŸkanı Nilgün Karasu, temiz suya koÅŸulsuz ve bedelsiz eriÅŸimin temel bir insanlık hakkı olduÄŸunu belirterek, Türkiye’nin su fakiri ülkeler arasına girme olasılığının arttığını sularımızın azaldığını bildirdi.
Karasu Dünya Su günü dolayısı ile yaptığı yazılı açıklamasında, “2024 Dünya Su Günü Teması “Barış için sudan faydalanmak” temasıyla baÅŸlıyor ve bu, suyun küresel barış, istikrar ve refah üzerindeki kritik rolüne dikkat çekiyor. Tema, suyun kıtlığı, kirliliÄŸi ve eÅŸit olmayan eriÅŸimi gibi sorunların toplumlar ve ülkeler arasındaki gerilimleri artırabileceÄŸini vurguluyor.Her yıl 22 Mart`ta kutlanan Dünya Su Günü, 1993 yılında BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu tarafından dünyada giderek büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoÄŸaltılması konusunda somut adımlar atılmasının saÄŸlanması amacıyla ilan edilmiÅŸtir.” dedi.
İHTİYAÇLARIN BAÅžINDA SU GELİYOR
Deprem bölgesinde ihtiyaçların an başında yine sulun geldiÄŸini belirten Karasu, “Bugün Dünya Su Günü ve tüm ülkeyi etkileyen 6 Åžubat depremi ve artçı depremlerden sonra deprem bölgesinin ihtiyaçlarının başında hala temiz su gelmektedir. 11 ili etkileyen depremin 13. ayında ÅŸebeke suyu verilmiÅŸ olsa da uzmanlar ÅŸebeke suyunun kullanıma uygun deÄŸerlerini taşımadığını belirtiyor. Bunun yanında yeraltı sularının da, altyapının depremde zarar görmüÅŸ olması ve enkaz dökme iÅŸlemleri nedeniyle kirlilik hala devam etmektedir. Halbuki temiz suya koÅŸulsuz ve bedelsiz eriÅŸim temel bir insan hakkıdır!!”
ÜLKEMİZ SU FAKİRİ KATEGORİSİNE GİRME OLASILIÄžI GÖSTERİYOR
“KiÅŸi başına düÅŸen su miktarı, günümüzde 1.300 m³ e düÅŸmüÅŸtür. Dünyadaki yararlanılabilir tatlı su miktarı artmadığı halde, dünya nüfusu hızla artmakta, kiÅŸi başına su tüketimi ise nüfus artışının da üstünde bir hızla seyretmektedir. Ülkemiz suya ulaÅŸma konusunda ÅŸanslı ülkelerden sayılmakla birlikte, kuraklığın baÅŸ gösterdiÄŸi ve ekonomik olarak su sıkıntısının çekileceÄŸi ülkeler arasında gösterilmektedir. Resmi tahminler bile, 2030 yılında ülkemizin "su fakiri" kategorisine girme olasılığını göstermektedir.”
Her yıl daha da zorlaştığının farkındayız
“Tüm temel sorunlarda olduÄŸu gibi merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin ve halkın iÅŸbirliÄŸi içinde çalışması suyun israf edilmemesi ve verimli kullanımın saÄŸlanması ÅŸarttır. Ancak bunun öncesinde doÄŸru su politikası hayata geçirilmeli, geleceÄŸi öngörerek pratiÄŸe geçecek kuraklık eylem planı oluÅŸturulmalıdır.
Sularımız azalıyor. Bir yandan küresel iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi sonucu kuraklık artışları ve yağış düzensizlikleri, diÄŸer yandan suların yanlış kullanımı, sularımızın hızla azalmasına neden olmaktadır. Hepimiz, saÄŸlıklı suya eriÅŸimin her yıl daha da zorlaÅŸtığının farkındayız.
Suyun metalaÅŸtırılmasının bir insanlık suçu olduÄŸunu, saÄŸlıklı ve temiz suya eriÅŸimin ekonomik kaygılardan bağımsız bir hak olduÄŸunu bir kez daha vurguluyoruz.” dedi.