Bunlar depresyon, kaygı bozuklukları, yeme bozuklukları olarak ortaya çıkabilir.
Depresyon: Depresyon, obez kişilerde sıklıkla karşılaşılan ruhsal sorunlardan birisidir. Obez olan kişi genellikle bedeni üzerindeki kontrolü kaybetme, benlik saygısının azalması ve suçluluk psikolojisine sahip olur. Bu da sosyal çevrede genellikle görünüşünden dolayı yalnızlık hissine neden olabilir. Aşırı yediği için pişman olma ve bundan kaynaklanan psikolojinin getirdiği sıkıntıyı baskılamak için tekrar aşırı yemek yemeye dönme ise kısır bir döngüdür. Bu yüzden depresyon ve obezite hem birbirinin sebebi hem de sonucu olabilir. Bu açıdan obezite ve depresyon tedavileri birlikte götürülmelidir.
Kaygı Bozukluğu: Kaygı bozukluğu, obezitenin sebep olduğu bir diğer ruhsal sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin sebep olduğu beden algısı bozukluğu kişide benlik saygısının azalmasına sebep olabilir. Benlik saygısı, kişinin toplum içerisinde tavır ve davranışlarını etkileyen temel etkenlerden birisidir. Benlik saygısının azalması özellikle sosyal ilişkilerde obeziteye bağlı kaygı bozukluğu oluşturabilir.
Yeme Bozuklukları: Obezitenin sebep olduğu sağlık problemlerinden bir diğeri yeme bozukluklarıdır. Yeme bozuklukları; anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tıkanırcasına ve gece yeme bozuklukları olarak birkaç başlıkta incelenebilir. Anoreksiya nervoza, genellikle adölesan dönemindeki genç kızlarda aşırı görsellik kaygısından dolayı ortaya çıkar. Genellikle başlangıçta obez olan bir genç kız zayıflamak ister ancak ideal ölçülerine ulaşsa bile ona yeterli gelmez ve zayıflamak için çok az yemeye, aşırı spor yapmaya devam eder. Bu durum kişinin güçten düşmesi, vücudundaki yaşamsal faaliyetlerin etkilenmesine kadar uzanan tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Bulimia nervozada obeziteye sebep olan aşırı yeme alışkanlıklarından vazgeçilememesi ama aynı zamanda da zayıflık talebi ile yenilenlerin kusarak çıkarılmasıdır. Kişi yemek istediklerini yer ancak sindirim aşamasına geçmeden yediklerini çıkarmakla kalori almamayı amaçlar. Bu hastalık psikolojik temelli olmakla beraber fizyolojik pek çok sıkıntıyı da beraberinde getirir. Tıkınırcasına yeme bozukluğu ise kişinin aşırı şekilde yemek yemesi ve sonrasında bundan suçluluk duyması ile oluşan bir durumdur. Gece yeme bozukluğunda kişi gece birkaç defa uykudan uyanıp yemek yemesi ve bunu haftada en az 2-3 defa tekrarlaması ile karakterize bir durumdur.
Depresyon, kaygı ve yeme bozukluğu gibi durumlar psikolojik temelli olup en kısa zamanda hem obezitenin hem de psikolojik problemlerin çözümü için tedaviye başvurulmalıdır. (Haber Merkezi)