DOLAR 47.74 ₺
EURO 55.14 ₺
STERLIN 64.53 ₺
G.ALTIN 6,696.97 ₺
BTC 65,011.02 $
ETH 1,920.31 $
BİST 0.00

    Hatay’da 114 Tane Kirletici Tesis Çed’siz Çalışıyor, Hatay’ı Ölüme Mahkum Ediyor

    SİYASET 21
    Yayınlama: 3 Haziran 2025 Salı 11:08 Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Haber Merkezi

    Hatay’da 114 Tane Kirletici Tesis Çed’siz Çalışıyor, Hatay’ı Ölüme Mahkum Ediyor

    Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’daki taÅŸ ve maden ocaklarının yol açtığı sorunlar hakkında yazılı bir basın açıklamasında bulundu.

    Hatay’da deprem sonrasında açılan taÅŸ ve maden ocakları hakkında pek çok kez uyarıda bulunduklarını hatırlatan Kara, “TaÅŸ ve maden ocakları baÅŸta olmak üzere, özellikle inÅŸaat sektörüne ürün saÄŸlayan tesislerin insana ve çevreye verdikleri zarar üzerine söylediklerimiz, hatırı sayılır bir birikim oluÅŸturacak kadar fazladır. Bu sorun, tek bir hamle yüzünden baÅŸlamıştır; o da Hatay ValiliÄŸinin 3 AÄŸustos 2023 tarihinde yaptığı bir toplantı sonucunda almış olduÄŸu, 192 sayılı ve 2020 tarihli Mahalli Çevre Kurulu kararının kaldırılmasıdır. Söz konusu kararda yıllarca sürdürülen ekoloji mücadelesinin bir kazanımı olarak ‘Amanos DaÄŸlarındaki ekosistem, flora, fauna ve habitatın korunması, yöre halkının proje hakkında doÄŸru bilgi almasının saÄŸlanması’ gibi hedeflerin gözetildiÄŸini görüyoruz. Siz bu kararı kaldırıp ÇED zorunluluÄŸunu sona erdirince ‘Ben çevreyi de yurttaşın ne düÅŸündüÄŸünü de tanımıyorum, umursamıyorum’ demiÅŸ oluyorsunuz. Bu kararın Anayasa’nın 56’ncı maddesiyle çeliÅŸtiÄŸini bugüne kadar kimsenin dile getirmemiÅŸ olması büyük bir eksikliktir. Herkesin saÄŸlıklı ve dengeli bir çevrede yaÅŸama hakkı olduÄŸunu, çevreyi korumanın ve geliÅŸtirmenin hem devlet hem de yurttaÅŸ için bir ödev olduÄŸunu belirtir. ÇED raporları olmadığı zaman, bir iÅŸletmenin çevreye etkilerini, bunun nasıl önlenebileceÄŸini de etraflı biçimde göremez hale geliyorsunuz. Böylece yurttaşın elini kolunu baÄŸlamış, ÅŸirketlere ise her türlü talanı yapma hakkını vermiÅŸ oluyorsunuz. Hatay ValiliÄŸinin ‘ÇED gerekli deÄŸildir’ kararı almasının sonuçları, ÅŸehrimizin doÄŸal varlıkları ve halk saÄŸlığı için bir felaket olmuÅŸtur. Bakanlığın ÇED duyurularını listelediÄŸimizde bunun kanıtlarından birisini buluyoruz: Buna göre, 2014 yılından bu yana Hatay’da birinci, ikinci ve beÅŸinci grup madenler sektöründe üretim yapan ve ‘ÇED gerekli deÄŸildir’ kararı verilmiÅŸ tesis sayısı 162; petrol-doÄŸal gaz, üçüncü ve dördüncü grup madenler sektöründe üretim yapan tesis sayısı ise 31’dir. Her iki sektörde faaliyete geçmiÅŸ 193 tesisten 114’ü valiliÄŸin aÄŸustos ayındaki kararından sonra çalışmalarına baÅŸlamıştır. Bu 114 kirletici tesis, ÇED’siz çalışıyor ve ÅŸehrimizi ölüme mahukm ediyor. İki yıl içinde, önceki sekiz yılda açılandan daha fazla tesis açılmış ama bunların çevreye nasıl zarar vereceÄŸine iliÅŸkin bir belgeye gerek görülmemiÅŸ. Binlerce yılda oluÅŸmuÅŸ bir ekolojik dengeyi, her türlü vasıta ve tedbirle korunup geliÅŸtirilmesi gereken halk saÄŸlığına, sadece iki yıl içinde, geri dönülmez zararlar verilmiÅŸtir. Åžehrimizin koÅŸulları bu ölçüde bir üretimin yan etkilerini kaldırabilecek durumda deÄŸil; bunun sonuçlarını da her gün yaşıyoruz” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

    YILDIRIM KARA: ŞİRKETLERİN HOYRATLIÄžINA KARÅžI HAREKETE GEÇMENİN ZAMANI GELDİ

    Åžirketlerin faaliyetlerinin denetlenmemesini eleÅŸtiren Kara, “Åžirketlere birileri ‘Arkanızdayız, devam edin’ diyor; onlar da her yerde dinamit patlatıyor, gece-gündüz demeden havayı ve toprağı kirletme pahasına çalışıyor. Bu ÅŸirketlerin maÄŸdur ettiÄŸi yerlerden birisi olan Sarıseki mahallesi, böyle devam ederse, ciddi can ve mal kayıplarının yaÅŸanacağı bir yer haline gelebilir. Sarıseki’de mahalle muhtarının inisiyatifiyle, bizim de destek verdiÄŸimiz bir eylem gerçekleÅŸti. Burada taÅŸ ocağı iÅŸleten ÅŸirket, kontrol ve denetim dışında üretim yapmakta ve çevreye büyük zarar vermekteydi; eylem bu talana ‘Dur’ demeyi amaçlıyordu. 13 Nisan’da eylem yapıldı, 15 Mayıs’ta konuyu meclise taşıdık. GeçtiÄŸimiz gün söz konusu ÅŸirketin yaptığı bir dinamit patlatması, yedi mahallemizin su iletim hattını kullanılamaz hale getirdi. Bu sırada ilgili taÅŸ ocağında yapılan bir denetimin tutanağı ortaya çıktı. TutanaÄŸa göre patlayıcı madde kullanımı için İl Emniyet MüdürlüÄŸünden izin ve Çukurova Üniversitesinden risk deÄŸerlendirme raporu alınmış, Orman Bölge MüdürlüÄŸü ile bir protokol imzalanmış ama iÅŸletmenin faaliyet belgesi ve patlatma sarf tutanağı yok. Burada iç içe geçmiÅŸ bir ihmaller zinciri görüyoruz. Bu iÅŸletmenin, bir yerleÅŸim yerine bu kadar yakın mesafede faaliyet göstermesine izin verenler, sonrasında bu iÅŸletmenin yol açtığı sorunlara müdahale etmeyenler bir suçun iÅŸlenmesine ortak olduklarının farkında mı merak ediyoruz. Sarıseki, tekil bir örnek de deÄŸil: Yayladağı’na baÄŸlı Bozlu, 952 nüfusu bulunan küçük bir mahalle ancak etrafında çalışan taÅŸ ve maden ocakları yüzünden bir kabusu yaşıyor. Çamaşır asmak, kapı veya camı açık bırakmak imkansız; hayvanların dahi öksürdüÄŸü, çocukların boÄŸazları iltihaplı halde gezdiÄŸi, beyaz bir toz örtüsüyle kaplanmış, son olarak suyu taÅŸ ocağı çalışsın diye suyu kesilen bir yerden söz ediyoruz. YurttaÅŸlarımız ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikasının kurbanları haline gelmiÅŸlerdir. Bu ölçüde taÅŸ ve maden ocağı faaliyeti can ve mal güvenliÄŸimizi telafisi çok zor olacak biçimde tehdit ediyor. Dün birileri tehdit edildi, bugün mahallelerin suyu kesiliyor, yarın belki de birileri hayatını kaybedecek. Hatay’daki ÅŸirket hoyratlığına karşı harekete geçmenin zamanı geldi de geçiyor” dedi.

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code