12 Eylül darbesinin Türkiye’nin demokrasi tarihindeki en karanlık dönemlerden biri olduğunu belirten Yayman, askeri müdahalelerin yalnızca siyasi iktidarlara yönelik olmadığını vurguladı. Yayman’a göre darbeler, vatandaşların seçme ve seçilme hakkının yanı sıra hukukun üstünlüğüne, demokratik siyasetin itibarına ve toplumdaki güven duygusuna da ciddi zarar verdi.
Türkiye’nin geçmişte darbe, muhtıra ve vesayet anlayışının etkisi altında kaldığını belirten Yayman, buna rağmen milletin demokratik iradesini koruduğunu söyledi.
Milletin sandığa ve kendi geleceğini belirleme hakkına sahip çıktığını ifade eden Yayman, geçmişte yaşanan müdahalelerin toplumsal hafızada önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Milletimiz; sandığa, millî iradeye ve kendi geleceğini belirleme hakkına yönelik her müdahaleyi hafızasına kazıdı. Bugün Türkiye, geçmişteki Türkiye değildir.” ifadelerini kullandı.
Mesajında 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine de değinen Yayman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde millet iradesinin vesayet anlayışının önüne geçirilmesine yönelik önemli bir dönüşüm yaşandığını savundu.
15 Temmuz gecesinde vatandaşların darbe girişimine karşı ortaya koyduğu direnişe dikkat çeken Yayman, milletin demokrasiye sahip çıkma iradesinin bu süreçte güçlü şekilde ortaya konulduğunu belirtti.
Türkiye’nin Cumhuriyetin ikinci yüzyılında geçmişte yaşanan darbelerden ders çıkarması gerektiğini ifade eden Yayman, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve hukuk devletinin daha ileri taşınmasının önemine dikkat çekti.
Temel hak ve özgürlüklerin korunması gerektiğini belirten Yayman, mesajının sonunda 12 Eylül darbesi başta olmak üzere millet iradesine yönelik tüm darbe ve vesayet girişimlerini kınadı.
Yayman, Türkiye’nin geleceğinde darbelerin değil, millet iradesinin, demokrasinin ve hukuk devletinin belirleyici olması gerektiğini vurguladı.