DOLAR 45.05 ₺
EURO 52.82 ₺
STERLIN 60.97 ₺
G.ALTIN 6,655.46 ₺
BTC 76,795.35 $
ETH 2,287.06 $
BİST 0.00

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN YIKICI SONUÇLARINI GÖRÜYORUZ

    SİYASET 0
    Yayınlama: 10 Eylül 2023 Pazar 21:19 Kaynak: Haber Merkezi

    Erdoğan, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, iklim değişikliği, mülteciler, Ukrayna-Rusya savaşı ve İslamofobi gibi birçok konuya değindi

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN YIKICI SONUÇLARINI GÖRÜYORUZ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, iklim değişikliği, mülteciler, Ukrayna-Rusya savaşı ve İslamofobi gibi birçok konuya değindi. Erdoğan, daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu vurgulayarak, “Bir tarafta 735 milyon kişi açlıkla mücadele ederken, diğer tarafta lüks, şatafat ve israf alıp başını gitmişse burada çok ciddi bir sorun var demektir. Geldiğimiz noktada maalesef Afrika’dan Asya’ya milyarlarca insan, bir avuç elitin keyfi ve refahı için çok kötü şartlarda çalışmakta, ter dökmektedir. Bu ne adildir, ne insanidir, ne de vicdanidir. Sorunlarımızın sebebi kaynak kıtlığı değil, merhamet eksikliğidir. Türkiye olarak biz bu adaletsizliklere itiraz ediyoruz. Daha adil bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyoruz. Milli gelire oranla dünyanın en fazla yardım yapan ülkesiyiz. Ülkemize sığınan 4 milyonu aşkın mazlum ve mağdura sahip çıkıyoruz. Suriye’nin kuzeyini terör örgütlerinden temizleyerek bu bölgede kardeş ülkelerin desteğiyle kalıcı konutlar inşa ederek, eğitimden güvenliğe her alanda ihtiyaçları gidererek, insanları göçe zorlayan asıl nedenleri kaynağında ortadan kaldırıyoruz. Şimdiye 600 bine yakın Suriyeli güvenli, gönüllü, insan onuruna yakışır şekilde vatanına geri döndü. Projelerimiz hayata geçtikçe inşallah bu sayı daha da artacaktır” dedi.

    “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN YIKICI SONUÇLARINI GÖRÜYORUZ”

     

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinin sonuçlarının, orman yangıları, seller ve kuraklık olarak görüldüğünün altını çizerek, “Bu seneki temamız tek dünya, tek aile ve tek gelecekti. Zirve oturumlarının ilkinde gezegenimizin karşılaştığı çevre sorunlarını istişare ettik. İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik, özellikle de tabii bunun kaybı, bunun yanında kirlilik olarak adlandırılan gezegen krizi artık etkisini daha fazla hissettiriyor. Orman yangınlarından sel felaketlerine, kuraklıktan ısınmaya kadar geniş bir yelpazede bunun yıkıcı sonuçlarını zaten görüyoruz. Esasen Türkiye’nin özellikle sera gazı salınımlarında sorumluluğu oldukça düşüktür. Buna rağmen, Türkiye olarak dünyamızın ve insanlığın ortak geleceğini ilgilendiren bu hayati meselede elimizi taşın altına koyuyoruz. Paris İklim Anlaşması’na 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedeflerimizle en anlamlı katkıyı yapan ülkeler arasındayız. Hem yenilenebilir enerji hem de nükleer ve hidrojen yatırımlarında önemli adımlar atıyoruz. Yenilenebilir kurulu güç bakımından Avrupa 5’incisi, dünya 12’ncisiyiz. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanlarında attığımız adımlar yıllık 90 milyon ton karbon eşdeğeri sera gazı emisyonunu engelledik” ifadelerini kullandı.

    Sıfır Artık Projesi’nin 5 uluslararası ödüle layık görüldüğünü belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

    “2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda 2030 senesine kadarki emisyon azaltma hedefimizi 2 katına çıkardık. Çölleşme ve erozyonla mücadelede dünyanın lider ülkelerinden biriyiz. Geniş bir alanda hayata geçirdiğimiz projelerle daha yeşil, daha temiz, daha yaşanabilir bir Türkiye ve dünya için çalışıyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçen Sıfır Atık Projesi, bu süreçte bir dönüm noktası oldu. ‘Dünya ortak evimiz’ sloganıyla yürütülen projemiz, 3’lü Birleşmiş Milletler ofis ve programlarından olmak üzere 5 uluslararası ödüle layık görüldü. BM Genel Kurul kararıyla Sıfır Atık Projesi, küresel bir harekete dönüştü. Bu kararla 30 Mart, Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edildi. G20 Bildirgesi’nde Sıfır Atık girişimlerinin önemine dikkat çekildi. Zirvenin ilk oturumunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki yük paylaşımının adil bir şekilde yapılmasının önemini vurguladık. Ayrıca gelişmekte olan ülkelere yönelik finansman ve teknoloji transferinin artırılmasını ehemmiyetine dikkat çektik. Bundan sonra da ortak evimiz olan dünyamızın korunması için çalışmaya devam edeceğiz.”

    “HİÇBİRİMİZ GÜVENDE HİSSEDEMEYİZ”

    Erdoğan, herkesin 8 milyarlık büyük bir insanlık ailesinin parçası olduğuna dikkat çekerek, “Tek aile başlıklı ikinci oturumda hiç kimsenin geride bırakılmaması, buradan hareketle küresel dayanışmayı güçlendirmeye yönelik çabayı aktardık. Mülteciler ve yerinden edilmiş kişilerin, kendi ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşleri için yapılması gerekenleri ifade ettik. Burada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. İnancımız, kültürümüz ve kökenimiz ne olursa olsun, hepimiz 8 milyarlık büyük insanlık ailesinin birer ferdiyiz. Bir parça ekmek ve su bulamadıkları için çocukların öldüğü, her yıl on binlerce umut yolcusunun çöllerde hayatını kaybettiği, denizlerimizin hızla devasa bir mülteci mezarlığına dönüştüğü, savaşlar ve çatışmalar dolayısıyla milyonların evlerini terk ettiği, onca retoriğe rağmen insan hayatının giderek değersizleştiği, ezcümle, hemen yanı başımızda yürek parçalayıcı trajedilerin yaşandığı bir dünyada hiçbirimiz kendimizi güvende hissedemeyiz” diye konuştu. (Haber merkezi)

     

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code