Yayman, Türkiye’nin 21. yüzyıldaki hedefleri doğrultusunda mevcut anayasal çerçevenin yeniden ele alınması gerektiğini savundu. Mevcut anayasanın darbe döneminin izlerini taşıdığını ifade eden Yayman, Türkiye’nin değişen ihtiyaçlarına cevap verecek yeni bir siyasi ve hukuki zemine ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yayman, Türkiye’nin artık mevcut anayasanın sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Yayman, “Türkiye artık mevcut anayasanın kalıplarına sığmıyor. Mevcut anayasa darbe döneminin ürünü. Türkiye ise 21. yüzyılda küresel güç olma iddiasında. Buna uygun siyasi ve hukuki bir zemine ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.
Yeni anayasanın merkezinde bireyin haklarının ve özgürlüklerinin bulunması gerektiğini belirten Yayman, demokratik devlet yapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yayman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde devlet ile millet arasındaki bağın güçlendiğini savunarak, anayasal yapının da günün şartlarına uygun şekilde yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Yeni anayasanın daha güçlü hak ve özgürlükler, daha demokratik bir devlet anlayışı ve bireyin daha etkin korunmasını sağlaması gerektiğini belirten Yayman, anayasa değişikliğinin yalnızca bir siyasi partinin gündemi olmadığını savundu.
Yayman, yeni anayasa çalışmalarının toplumun beklentileri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirterek, konunun geniş bir toplumsal zeminde ele alınmasının önemine dikkat çekti.
Yeni anayasanın demokratikleşme ve bireysel hakların güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olacağını ifade eden Yayman, bu sürecin milletin beklentileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
AK Parti’nin 25 yıllık siyasi geçmişine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yayman, hiçbir siyasi hareketin hatasız olmadığını belirtti. Geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Yayman, partisinin kendi performansını daha ileriye taşımayı hedeflediğini ifade etti.
Muhalefetin durumuna ilişkin de değerlendirme yapan Yayman, AK Parti’nin asıl rekabetinin kendi geçmiş performansıyla olduğunu belirterek, vatandaşların partisinden daha iyi bir yönetim ve hizmet beklediğini söyledi.
Yayman, Çerçeve Yasa’nın TBMM’de 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilmesini de değerlendirdi. Söz konusu desteğin yalnızca bir oylama sonucu olarak görülmemesi gerektiğini savunan Yayman, ortaya çıkan tablonun Meclis’te geniş bir uzlaşma zemininin oluşabileceğine işaret ettiğini belirtti.
“Terörsüz Türkiye” sürecinde adresin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu ifade eden Yayman, Meclis’in bu süreçte önemli bir sorumluluk üstlendiğini söyledi.
Yayman, Meclis’te ortaya çıkan tabloyu yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirdiğini belirterek, bunun daha geniş bir siyasi uzlaşma ve “Türkiye ittifakı” anlayışına zemin hazırlayabileceğini savundu.