Son Dakika Hatay Haberleri | Güncel Hatay Gündem ve Yerel Haberler
Anasayfa

Müdahale planları kağıt üzerinde kalmamalıydı

MUHABİR: ALİ GÖRÜN

Yayınlama: 15.10.2023 - 14:11 Kaynak: Haber Merkezi Okunma: 3
Paylaş:

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası tarafından depremin 8. ayında Hatay`da basın açıklaması gerçekleştirildi. İMO Yönetim Kurulu Üyeleri, Danışma Kurulu Üyeleri ve meslektaşlarının katıldığı açıklama, Oda Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç tarafından yapıldı. Yüzgeç şunları söyledi: Tarihimizin en büyük depremlerinden biri olan 6 Şubat depremleri geniş bir coğrafyayı etkileyerek 11 ilimizde yıkıcı sonuçlar yaratmıştır. Bu depremlerde yıkımın en ağır hissedildiği Hatay, 20 Şubat tarihinde bir depremle daha sarsılmıştır.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre; Hatay il genelinde her 4 binadan 1`i, kent merkezinde ise her 2 binadan 1`i kullanılamaz durumdadır. Depremin etkilediği 11 ildeki kullanılamaz durumda bulunan toplam yapının %30`u Hatay`dadır.

Böylesine büyük bir yıkıma uğrayan Hatay için sorunlar, ne yazık ki geride kalmış değildir. 

Depremlerin üzerinden 8 ay geçmesine rağmen şehirde yaşam normale dönememiş, depremin yıkıcı olduğu Antakya, Defne, Samandağ ve Kırıkhan ilçelerinde barınma, beslenme, sağlık, hijyen, içme suyu, eğitim gibi en temel insani ihtiyaçlara yönelik problemler varlığını sürdürmektedir.

Konteyner kentlerin oluşturulmasıyla barınma sorunu kısmen düzeltilmiş gibi görünse de, yer seçimi yanlışlıkları iklim koşullarına göre ciddi sorunlar yaratmaktadır.

İmar sorunlarının çözülememiş olması ve kamu gücünün yetersizliği, kendi arazisi ve imkanları olanları, kendi başlarına işyeri ve konut ihtiyaçlarını karşılamaya yöneltmiş, ileride ciddi riskler barındıracak olan, mühendislik hizmeti almayan kontrolsüz ve kaçak yapılar kentte yaygınlaşmıştır.

Özellikle Antakya ve Defne ilçelerinde tam donanımlı hastane bulunmamakta, doğumhane ve ameliyathaneler hizmet vermemektedir. Plansız yapılan Defne Devlet Hastanesinden başka hastane bulunmamakta, bu hastaneyi de her yoğun yağışta su basmaktadır.

Binaları yıkılan kamu kurumlarının hasarsız kalan okullarda hizmetlerine devam etmesinden dolayı eğitim hizmetleri aksamaktadır.

Depremin üzerinden 8 ay geçmesine rağmen yıkılmayı bekleyen ağır hasarlı yapılar insan hayatını tehlikeye sokmaya devam ederken, kontrolsüz bir şekilde yürütülen enkaz kaldırma işlemleri çevreye ve insan sağlığına zararlar vermekte, enkaz toplama alanları ise içme suyu kaynaklarını kirletmesi bakımından ciddi riskler oluşturmaktadır.

İfade etmeye çalıştığımız bu gibi sorunlar, tek başına kamu görevlilerin özverili çalışmaları ile giderilemez. Siyasi iradenin ve siyasi karar vericilerin başta Hatay olmak üzere tüm deprem bölgesine daha çok kaynak ve imkan sağlaması, yasal ve hukuki düzenlemeleri bir an önce yapması, ekonomik krizin ve hayat pahalılığının etkilerini hiç olmazsa bu iller için gidermesi gerekmektedir.

Depremin yaralarının sarılması, hayatın normale dönmesi zaman alsa bile başarılabilir. Maddi kayıplarımız zaman içerisinde giderilebilir. Ancak 10 binlerce yurttaşımızın hayatının geri getirilmesinin, o boşluğun doldurulmasının imkanı yoktur.

Siyasi iktidarlar bu kayıpları bir yandan ilahi takdiratla açıklarken diğer yandan suçlayacakları başka kesimler aramaktadır. Bu yaklaşımlar, yaşanan bunca acı karşında kendi sorumluluklarını gizleme çabasından başka bir anlam taşımaktadır. Çünkü daha yüksek kar ve daha fazla rant getirisi uğruna yarattıkları güvensiz yapılarda ve çarpık şehirlerde insanları yaşamaya mahkum ettiler.

Yıkılan ve hasar gören on binlerce yapının sorumlulukları hem cezai hem de hukuki yönden meslektaşlarımızın omuzlarına yüklenmeye çalışılmaktadır. Sistemsel zafiyet ve sorunlar göz ardı edilip, siyasi ve idari kararlar yok sayılıp, sadece teknik elemanların kovuşturmaya tabi tutulmaları, adaleti sağlamaktan ziyade yeni adaletsizliklere yol açmaktadır.

Bu duruma itiraz ediyoruz. Çünkü on yıllardır mühendislik hizmetlerinin daha iyi verilebilmesinin nasıl mümkün olacağı, güvenli yapılaşmanın nasıl sağlanacağı, riskli yapıların nasıl dönüştürüleceği, sağlıklı kentlerin nasıl oluşturulacağı konularında yapılan önerilere kulak tıkayıp, siyaset alanını finanse eden rant düzenini koruyanlar sorumluluğu başkalarına yıkıp kendilerini sıyıramazlar.

Bu kayıplar olmayabilirdi; on yıllardır biliniyor ve ifade ediliyor olmasına rağmen riskli yapılar tespit edilip karı ve rantı düşünmeden müdahale edilseydi eğer!

Bu yıkımlar olmayabilirdi; kağıt üzerinde kontrollüymüş gibi görünen ama fiiliyatta başıboş bir yapılaşma düzeni olmasaydı eğer!

Bunca acılar çekilmeyebilirdi; afetlere hazırlık ve müdahale planları kağıt üzerinde kalmasaydı eğer!

Şimdi İnşaat Mühendisleri Odası olarak buradan, Hatay`dan bir kez daha sesleniyoruz. Bu vurdum duymazlık hali artık son bulsun.

Akılın, bilimin ve tekniğin ışığı altında, halkın genel menfaatlerini gözeten, doğa ve çevre ile barışık yaşanabilir güvenli kentleşme ve yapılaşma için harekete geçilsin. 

Depremleri en az hasarla atlatmak mümkün. Yeter ki siyasal sorumluluk sahipleri burada göstermelik değil kararlı adımlar atsın"

Son Haberler

Armine Kurucusu Mehmet Dursun Soruşturma Kapsamında Gözaltında

22.09.2026 - 03:10

Tahran Semalarında Gizem! 50 Yıl Sonra Aynı Soru Yeniden Gündemde

22.09.2026 - 02:05

THY’de Yıllardır Uygulanan Yasak Kalktı! Yeni Dönem Başladı

22.09.2026 - 01:08

Şiirin Direnci: Şairler ve Hapishanelerden Kalan Miras

22.09.2026 - 00:33

Altın Yatırımcıları Dikkat! Ünlü Stratejistten 10 Bin Dolarlık Tahmin

21.09.2026 - 22:04

Oğuzhan Koç Konser Olayı Nedir?

21.09.2026 - 21:43

E Arşiv Portal Hatası Nedir? Nasıl Çözülür? 2026 Eylül

21.09.2026 - 21:41

Halim Ayrancı Kimdir, Neden Öldü?

21.09.2026 - 21:38

Resmi WhatsApp Uygulaması Hatası Nasıl Çözülür? 2026 Eylül

21.09.2026 - 21:28

TOKİ’den Borçlulara Yüzde 25 İndirim Fırsatı

21.09.2026 - 21:00
Son Makaleler
Kategoriler
EKONOMİ FİRMA HABERLERİ GÜNDEM İLÇE HABERLERİ KÖŞE YAZILARI SAĞLIK SİYASET SPOR VİDEOLU HABERLER