Kahveyle Sanata Hayat Veren Esra Sönmez’den “Turnaların Göçü” Serisi
Göç, ayrılık, özlem ve hatıraları konu alan eserler, estetik görünümlerinin yanı sıra taşıdıkları sembolik anlamlarla da öne çıkıyor.
Çalışmalarını Kültür Sanat Çarşısı’ndaki atölyesinde sürdüren Esra Sönmez, seride turna ve kapı figürlerini aynı kompozisyonda bir araya getirerek insan yaşamındaki vedaları ve iz bırakan ilişkileri anlatmayı amaçladığını söyledi.

Turnaların hayatımıza dokunup geçen insanları simgelediğini ifade eden Sönmez, eserlerinde hafızalarda yaşamaya devam eden anıları ve yarım kalan hikâyeleri konu edindiğini belirtti. Sanatçı, “Bir bakışla, bir cümleyle ya da bir sessizlikle hayatımızda iz bırakan insanlar vardır. Turnalar gibi gelir ve giderler ancak bıraktıkları izler yaşamaya devam eder. Bu eserlerde vedaları ve içimizde kalan hatıraları anlatmaya çalıştım” dedi.
Seride yer alan kapı figürlerinin de güçlü bir anlam taşıdığına dikkat çeken Sönmez, kapıların geçmişle gelecek arasındaki sınırı, insanın içinde sakladığı duyguları ve açılmayı bekleyen hikâyeleri temsil ettiğini ifade etti. “Turnalar göç ederken kapılar bekliyor. Bu nedenle eserlerimde hem gidenlerin hikâyesi hem de geride kalanların sessizliği yer alıyor” diye konuştu.

Kahvenin doğal tonlarıyla oluşturduğu eserlerinde duygu ve hafızayı bir araya getiren sanatçı, sanatın her zaman bir cevap vermek zorunda olmadığını vurgulayarak, izleyiciyi düşünmeye ve hissetmeye davet ettiğini söyledi.
Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği “Turnaların Göçü” serisi, güçlü anlatımı ve özgün tekniğiyle ziyaretçilerine duygusal ve anlam yüklü bir sanat yolculuğu sunuyor.