İnsanın en savunmasız olduğu zaman uyku zamanıdır. Uyku halinde iken savunmasız olunduğu kadar bilinç de kapalıdır. Bilinci kapalı olan insan ne yaptığının farkına varamaz ve istem dışı bazı hareketlerde bulunabilir.

 

İnsan vücudunun bazı bölümleri diğer bölümlere göre daha çıkıntılı ve sivridir. Bu alanlara basınç uygulandığı zaman kızardığına şahit olursunuz. Kişi uyku halinde iken de farkında olmadan bu alanlara baskıda bulunabilir.

Bu baskı nasıl olur derseniz; örneğin kişi konunun üzerine yatarak uyuyabilir. Dirsekler çıkıntılı ve sivri alanlar olduğu için kolunun üzerine yatan kişinin ilk kızaran yerlerinden birisidir.

Farkında olmadan uzunca bir süre kolunun üzerine yatan bireylerin dirsek bölgeleri kızarır ve ilerleyen süreçte bası yarası dediğimiz yaralara dönüşebilir.

BASI YARASI HANGİ BÖLGELERDE MEYDANA GELMEKTEDİR?   

Bası yarasının meydana geldiği bölgeler vücudun çıkıntılı bölgeleridir. Bu çıkıntılar kemik çıkıntılarıdır. Dirsek, çene, diz, kaburga, topuklar, kuyruk sokumu, kalça, el bilek, el tarak, el parmak kemikleri gibi bölümlerde bası yarası meydana gelebilir. 

BASI YARASI EN ÇOK KİMLERDE GÖRÜLMEKTEDİR?

Bası yarası genellikle yatalak hastalarda görülmektedir. Gününün büyük bir bölümünü yatarak geçiren kişilerde bası yarası görülme olasılığı artmaktadır.

Bilinci açık olan yatalak hastalar sürekli yatış pozisyonunda olsalar da zaman zaman pozisyonlarını değiştirerek bası yarası oluşumunu engelleyebilirler. 

Yoğun bakım hastalarının bilinçleri kapalı olduğu için kendi başlarına hareket edemezler. Bu yüzden hasta bakıcılar tarafından, yoğun bakım hastalarının yatış pozisyonlarının zaman zaman değiştirilmesi gerekmektedir.

Eğer bu işlem yapılmaz ve yoğun bakım hastaları kendi haline bırakılırsa, uyandıkları zaman vücutlarının büyük bir bölümünü kaplayan bası yaraları ile karşılaşabilirler.