ÇOCUKLARDA İDRAR KAÇIRMA NEDENLERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Enürezis (idrar kaçırma) yüz yıllardan beri bilinen ve çocukluk döneminin en sık görülen hastalıklarından biridir. İdrar kaçırma (enürezis) beş yaşın üzerindeki çocuklarda gündüz ve/veya gece aralıklarla oluşan idrar kaçırma davranışıdır. idrar kaçırma; çocukluk döneminin alerjik hastalıklardan sonra en sık görülen kronik problemidir. Enürezis kontrol edilemeyen idrar kaçırma anlamına gelir.
Bugüne kadar yapılan çalışmalarda enürezis oluşumunda birden fazla etkenin rol alabileceği gösterilmiştir ve hastaların çoğunda ciddi bir nörolojik, ürolojik veya psikiyatrik hastalığa rastlanmamıştır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta enürezis organik bir patolojiye bağlı olup olmadığının gösterilmesidir. Organik olmayan nedenler çoğunlukta olup %97-98 sıklıkta sorumlu iken organik nedenler olguların %2-3’ünden sorumludur.
Toplumlarda eski çağlardan beri oldukça sık görülen enürezis, günümüzde çocuk psikiyatrisi, çocuk cerrahisi, çocuk hastalıkları, çocuk nefrolojisi ve üroloji kliniklerine en sık başvuru nedenlerinden biri olmaya devam etmektedir. Birçok araştırmada enürezisi olan çocuklarda azalmış özgüven, okulda ve arkadaşları arasında sosyal uyumda sorunlar yaşama, davranış problemleri bildirilmiştir.
Enürezis (idrar kaçırma) okul çağındaki çocuklarda sıktır ve bu durum hem aileyi hem de çocuğu psikolojik, sosyal açıdan etkilemektedir. Çocuğun benlik saygısında azalma, davranışsal problemler ve okul başarısında azalmaya yol açabilir. İdrar kaçıran çocuklarda, aşırı sinirlilik, depresyon gibi psikiyatrik hastalık birlikteliği daha fazladır. İdrar kaçıran çocuk toplum içinde kendini güvensiz, sinirli, sosyal ortamlarda ve arkadaş ilişkilerinde başarısız, utangaç hisseder.
İdrar inkontinanslı çocuğu olan ailelerde çocuğun bakımından birinci derecede sorumlu olan anne de en az çocuk kadar etkilenmektedir. Her defasında çarşafların, çocuğun elbiselerinin değiştirilmesi ve yıkanması zaman ve efor kaybına neden olmaktadır. Anneler kendilerini çaresiz hissetmekte, kendilerine daha az zaman ayırabilmekte, sosyal hayattan kendilerini kısıtlamak zorunda kalmaktadır.
ENÜRESİZ (İDRAR KAÇIRMA) NEDENLERİ GENETİK YATKINLIK
Çocuğun birinci dereceden akrabalarının da çocukluğunda alt ıslatma (enürezis) öyküsü sıktır. Yapılan bazı araştırmalarda 12, 13 ve 22. kromozomlarda anormallikler saptanmıştır. Kesin genetik odak bulunmamışa da, enürezisli çocukların kabaca yüzde sekseninde aile öyküsü saptanır. Anne ve babadan bir tanesinde varsa çocuk için olasılık yüzde eli, ikisinde de varsa yüzde yetmiştir.
Uyku ile ilgisi araştırılmıştır. Alt ıslatma en sık uykunun ilk üçte birlik diliminde ve derin uyku evresinde ortaya çıkar. Alt ıslatması olan çocukların uykudan uyanmalarının daha zor olduğunu, mesane dolgunluğunu hissetmediklerini ileri süren araştırma sonuçları ortaya konulmuştur. Adenoid hipertrofisi (geniz eti şişkinliği) uyku apnesine ve idrar kaçırmaya neden olabilir.
İdrar yolları ve kesesi (mesane) yapısında anatomik ve fizyolojik problemler araştırılmış ve bu çocuklarda fonksiyonel mesane kapasitesinin (boşalma anındaki hacim) düştüğü, ayrıca mesanede detrusor kasının fonksiyonunda tutarsızlıklar olabildiği gösterilmiştir.
Bazı durumlarda antidiüretik hormonun günlük salınım sürecinde anormallikler, idrar sodyum ve potasyum atılımında gün içi anormallikler, endojen arjinin vazopressin üretimi olabileceği öne sürülmüştür.
Psikiyatrik etkenlerin rolü sekonder tip enüreziste daha fazladır ama primer tipte de çok görülür. Sosyoekonomik düzeyi düşük toplumlarda ve kalabalık ailelerde, travma geçmişi olan çocuklarda enürezis sıklığı daha fazladır. Enürezis; çocuklarda görülebilecek depresyon, sosyal fobi, obsesif kompülsif bozukluk gibi birçok psikiyatrik hastalığın belirtilerinden bir tanesi olabilir. Tuvalet eğitiminin yetersiz olması, disiplinsizlik vb davranış problemleri de enürezis sıklığını arttırabilir.
Diabetes mellitus ve insipidus, orak hücreli anemi, epilepsi, alkol, kahve, kola, aşırı soğuk hava, aşırı sıvı alımı, idrar yolunun bakteriyel ve mantar enfeksiyonları (sekonder tipin yüzde otuz nedeni), böbrek yetmezliği, nörojenik mesane, myelomeningosel, spinal kord tümörleri de enürezis nedenleri arasında sayılabilir.
ENÜRESİZ (İDRAR KAÇIRMA) TEDAVİSİ
Enürezis tedavisinde başarı çocuk ve ailesinin olaya yaklaşımına, hekimle ailenin ve çocuğun kooperasyonuna, sosyo-kültürel ve ekonomik düzeye bağlıdır. Ülkemizde anne ve babalar enürezis hakkında çok fazla endişelenmemektedir ve ayrıca ailelerin bu problemi çözmek için geleneksel yöntemleri tercih etmesinin yanı sıra, çocukların tedavisinde kullanılan ilaçların ileride kısırlığa neden olabileceği endişesi gibi batıl inanışlar yaygındır.
Tedavi için öncelikle aile ve çocuk bu durumun tedavi edilebilir olduğuna, çocuğun suçunun olmadığına ikna edilmelidir. Kuru kalkılan gecelerin ödüllendirilmesi, ıslak gecelerin cezalandırılmaması gereklidir. Çocuğun gündüz işeme ve barsak fonksiyonlarının düzenlenmesi temeldir. Bu amaçla sabah kalkınca, gündüz 1,5-2 saat ara ile, okul veya evden çıkmadan önce ve yatmadan önce olmak üzere en az 5-6 kez tuvalete gitmesi anlatılır.
Sonuç olarak bir tedavi planı yapmaya gereksinim vardır. Günümüzde tedavi 3 ana grupta incelenebilir;
Farmakolojik olmayan tedavi (kayıt tutma ve kuru gecelere özendirme, ödüllendirme ve cezalandırma, mesane eğitimi, davranışa dayalı tedaviler, alarm-uyarı sistemi)
Farmakolojik tedavi (ilaç tedavisi)
Diğer tedavi yöntemleri (akupunktur tedavisi, hipnoz tedavisi).