Hastalıklardan Korunun
Söz konusu sağlık olunca ev, iş, araba veya sahip olduğunuz paranın bir önemi kalmıyor, değil mi? Elinizdeki en değerli hazine sağlığınız. Nitekim sağlık olmadan hayattan keyif almak da mümkün değil. Öyleyse kendiniz ve sevdikleriniz için hastalıkların oluşmasına neden olan faktörleri öğrenmeli ve bu faktörleri hayatınızdan bir an önce çıkarmalısınız.
Kalıtımsal Nedenler
Bazı hastalıkların altında ailenin genetik öyküsü yatabiliyor. Dolayısıyla başta anne ve babanız olmak üzere ailenizde bilinen bir hastalık geçmişi varsa bu konuda ekstra dikkatli davranmanız gerekiyor. Zaman zaman kontrole gidebilir ve doktorunuza bu durumu danışabilirsiniz.
Çevresel Etkenler
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi kapsamında yayınlanan Hastalıklardan Korunma adlı rehbere göre, çevresel etkenler de hastalıklara zemin hazırlıyor. İçtiğiniz su, soluduğunuz hava ve yaşadığınız şehir size zarar verebiliyor. Çevresel faktörler birçok hastalığın nedeni olabileceği gibi kalıtsal hastalıkların ortaya çıkmasına da yol açabiliyor.
Yetersiz ve Dengesiz Beslenme
Günlük enerji ihtiyacınızı karşılayabilmek için tüm besin gruplarından yeterli miktarda tüketmeniz gerekiyor. Yeterli miktarda beslenmezseniz vücudunuzun mikroplara karşı direnci kırılabilir. Buna bağlı olarak küçük çocuklarda büyüme ve gelişme evreleri de sekteye uğrayabilir.
Stres
Birçok hastalığın temelinde stres faktörü yer alıyor. Stresli bir işiniz veya stresli bir aile ortamınız varsa psikolojik destek alarak stres bozukluğu hastalığının önüne geçmeye çalışabilirsiniz.
Hastalıklardan tamamıyla kurtulmak mümkün olmasa da kış hastalıklarından korunmak için izleyebileceğiniz beş adım bulunuyor. Siz de bu adımları hayatınızın bir parçası haline getirerek mevsim geçişlerinde ortaya çıkan hastalıklarla vedalaşabilirsiniz!
Günün En Önemli Öğünü Kahvaltıyı Atlamayın
Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu daha önce defalarca kez duymuş olmalısınız. Nitekim kahvaltı gece açlığını takip ettiği için biten enerjinin tekrar alınabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Üstelik kahvaltının dengeli ve düzenli beslenme açısından da en önemli öğün olduğu bilinen bir gerçek. Yani metabolizmanızı uyandırıp sizi yeni güne hazırlayacak bomba gibi bir kahvaltıyı hiçbir zaman es geçmemelisiniz!
Bol Su Tüketin
Dehidrasyon, yani susuzluk sizi halsizleştirip vücut direncinizin düşmesine yol açıyor. Doktorunuza da danışarak, günde en az 1,5 litre su içmeye çalışabilirsiniz. Yeri gelmişken çay, kahve ve bitki çaylarının günlük su tüketimine dahil olmadığını hatırlatmakta fayda var.
Beslenmenizi Çeşitlendirin
Mucizevi tek bir besinden söz etmek mümkün değil. Fakat her besinin vücudunuz için sakladığı mucizevi özellikleri bulunuyor. Öyleyse tabiatın sunduğu lezzetlerden neden mahrum olasınız ki? Dengeli ve düzenli bir beslenme için her besinden azar azar tüketmeye ve birbirini tamamlayıcı gıdalara ağırlık vermeye özen gösterebilirsiniz.
Zencefili Eksik Etmeyin
Söz konusu hastalıklardan korunmak ve dengeli beslenmekse zencefilden bahsetmemek mümkün değil. Zencefilin, tazesinden tozuna kadar her formuyla evinizde bulunması gerekiyor. Zencefili nasıl tüketeceğinizi bilmiyorsanız endişelenmeyin. Toz zencefili balla karıştırıp macun kıvamında tüketebilir, taze zencefili ise dilimleyip ıhlamurunuza katabilirsiniz.
Meyveyi İhmal Etmeyin
Toprak ana ihtiyacınız olan bütün besin ögelerine sahip olabilmeniz için elinden geleni yapıyor. Bunu doğru değerlendirmek ise size düşüyor. Vitamin bakımından son derece zengin olan mandalina, portakal, kivi ve havuç gibi meyve ve sebzeleri mevsiminde bol bol tüketmeye özen gösterebilirsiniz.