Üst kolun dış kısmında görülen yuvarlak veya hafif çökük yara izinin en yaygın nedenlerinden biri BCG aşısı olarak biliniyor. Tüberküloza karşı uygulanan bu aşı, özellikle çocukluk döneminde yapılan rutin aşılardan biri olarak uzun yıllardır kullanılıyor.
BCG aşısının uygulandığı bölgede bazı kişilerde zaman içerisinde küçük bir yara meydana gelebiliyor. Yaranın iyileşmesinin ardından ise ciltte yuvarlak ve belirgin bir iz kalabiliyor. Bu iz, kişinin yaşının ilerlemesiyle tamamen ortadan kalkmayıp yaşam boyu kolunda görülebiliyor.
Koldaki benzer izlerin tek nedeni ise BCG olmayabiliyor. Geçmiş yıllarda uygulanan çiçek aşısı da bazı kişilerde benzer şekilde kalıcı bir iz bırakabiliyordu. Bu nedenle izin hangi aşıdan kaynaklandığı, kişinin çocukluk dönemindeki aşılama geçmişine göre değişebiliyor.
BCG aşısının temel amacı, tüberküloza karşı özellikle çocukları hastalığın ağır ve ciddi formlarından korumak. Aşı, tüberkülozun bütün türlerine karşı tam koruma sağlamasa da çocukluk çağında ortaya çıkabilecek ağır hastalık tablolarının önlenmesinde önemli bir role sahip.
Tüberküloz, bakterilerin neden olduğu bulaşıcı bir hastalık ve en sık akciğerleri etkiliyor. Uzun süre devam eden öksürük hastalığın bilinen belirtileri arasında bulunurken, enfeksiyon bazı durumlarda akciğerlerin dışındaki organları da etkileyebiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü verileri, tüberkülozun dünya genelinde halen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. Hastalığın antibiyotiklerle tedavisi mümkün olsa da ilaçlara direnç geliştiren tüberküloz türleri, mücadeleyi zorlaştıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Sosyal medyada yeniden merak konusu olan küçük yuvarlak iz, çoğu kişi açısından tek başına bir hastalık belirtisi anlamına gelmiyor. Özellikle çocukluk döneminde BCG aşısı yapılan kişilerde ortaya çıkan bu iz, yıllar boyunca ciltte kalabiliyor.
Bu nedenle farklı insanların kollarında birbirine benzeyen izlerin bulunması aslında oldukça ortak bir geçmişe işaret ediyor. Çocukluk döneminde yapılan bir aşının bıraktığı küçük yara izi, aradan onlarca yıl geçse bile kişinin kolunda görülebilmeye devam ediyor.