MENOPOZ SİZİ KORKUTMASIN!
Menopoz “over (yumurtalık) aktivitesinin yitirilmesi sonucunda adetlerin kalıcı olarak sonlanması”dır. Menopoz teşhisi bir kadının 12 ay boyunca adet görmemesi durumunda konulan bir tanıdır.
Tabi bu adet görmeme durumuna neden olacak başka bir durum olmaması gerekir (emzirme v.b).
MENOPOZ KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?
Ülkemizde ortalama menopoza girme yaşı 46-48 civarındadır, dünyada ortalama menopoz yaşı 50-51 civarındadır. 40 yaşından önce menopoza girme durumuna erken menopoz denir.
MENOPOZ BELİRTİLERİ NELERDİR?
En başta dikkat çeken belirtilerden birisi adet düzeninin bozulmasıdır. Kanama miktarı azalır. Yumurtlama da azaldığından hamile kalma ihtimali düşüktür. Östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak çeşitli bozukluklar da görülür.
Gece terlemesi, ateş basması, çarpıntı, yüzde kızarıklıklar olabilir. Yalnız bu belirtiler bütün hastalarda olmayabilir. Zaten menopoz dönemi ilerledikçe 3-5 yıl sonra, bu belirtiler azalmaya başlamaktadır.
Ayrıca menopozda psikolojik rahatsızlıklar da ön plana çıkmaktadır. Gerginlik, sinirli olma, depresyon gibi bulgular olabilir. Uyku kalitesi azalmıştır. Bunların dışında baş ve eklem ağrısı, cinsel isteksizlik, kas ağrıları görülebilir.
Bütün bu saydıklarımız menopozun klasik belirtileridir. Menopozda görülen bir diğer belirtiler lokal olarak görülür. Cinsel ilişki sırasında ağrı duyma bunlardan biridir. Çünkü bu dönemde vajenin kayganlığını sağlayan sıvı miktarı azalır ve vajen kuru bir hal alır.
Vajen incelmiştir ve elastikiyetini kaybetmeye başlamıştır. Bu yüzden ilişki sırasında ağrı, yanma, tahriş ve hafif kanama görülebilir. Östrojen tedavisiyle düzelebilir. Ayrıca cinsel ilişkisini sürdüren kişilerde bu bulgular daha az görülür.
Uzun dönem belirtilerinin başında ise kemik erimesi ve kalp-damar hastalıkları gelmektedir. Kemik erimesi de kadınlık hormonu olan östrojenle bağlantılıdır. Bu hormonun azalması kemiklerde kırıklara ve kayıplara yol açmaktadır.
Bu yüzden östrojen hormonu ve kalsiyum tedavisi uygulanmalıdır. Kadınlarda kalp-damar hastalıklarının daha geç yaşlarda görülmesinin sebebi östrojen hormonudur.
Menopozdan sonra bu hormon azalacağından kalp hastalıkları riski de artmaktadır. Çünkü düşük dansiteli kolesterol (LDL) artmıştır.
MENOPOZU GECİKTİRMEK VEYA ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ?
Menopoz kadın hayatının doğal aşamalarından birisidir. Sigara ve yeterli beslenme gibi bazı çevresel faktörler de kadınların menopoza girme yaşını az oranda etkileyebilmektedir ancak en önemli faktör genetiktir.
Kadınların menopoza girme yaşı genellikle anneleri ve kız kardeşleri ile benzerlik gösterir. Önemli olan bir kadının menopoza girme yaşını geciktirmek veya menopoza girmesini tamamen engellemek değildir.
Önemli olan menopoza giren kadınların doğru takip ve tedavilerle olası komplikasyonlardan, kemik erimesinden, çeşitli şikayetlerden korunmalarıdır.
Menopoz kadının yumurtalıklarının artık hormon üretemez, yumurta geliştiremez yani fonksiyon göremez hale gelmesi sonucunda adetlerinin tamamen kesilmesidir.
Bu durumda: Menopoza tamamen girmiş bir kadının artık bazı ilaçlarla yumurtalıklarının yeniden fonksiyon görebilmesini sağlamak yani yumurta üretmesini ve hormon üretmesini sağlamak mümkün değildir. Hiçbir ilaç, hormon, bitkisel madde bunu sağlayamaz.
Menopoza girmiş olan bir kadına verilen hormon ilaçları ile adet görmesi ve ateş basması gibi şikayetlerinin geçmesi sağlanabilir. Ancak adet görmesi ve şikayetlerinin geçmesi bu kadının menopozunun engellendiği veya artık kadının menopozda olmadığı anlamına gelmez.
Bu kadın sadece dışarıdan verilen hormon ilaçları sayesinde yapay olarak rahim duvarının gelişmesi sayesinde adet kanamaları görmektedir ama yumurtalıkları hiç hormon ve yumurta üretmemektedir. Bu nedenle dışarıdan verilen ilaç kesildiğinde tekrar adet göremeyecektir.
Menopoza henüz girmemiş olan genç yaşta bir kadında veya menopoz dönemine yaklaşan orta yaşlı bir kadında verilecek ilaçlar, hormonlar, tedaviler menopoza gireceği yaşı değiştirmez.
Bazı araştırmalarda erken menopoza girme ile ilgili genler tespit edilmiştir. İleri yıllarda genetik araştırmaların artması ile erken menopozun da birçok hastalık gibi genetik tedavisinin mümkün olabileceği tahmin edilmektedir.
MENOPOZ TANISI NASIL KONUR?
Premenopoz terimi menopoz öncesi yani adetlerin tamamen kesilmesinden önceki bir kaç yılı tarif eder. Bu dönemde yumurtalık hormonları yavaş yavaş azalır ve adet düzensizlikleri meydana gelir, kadının hamile kalma yeteneği çok azalır.
Bu dönemde kanda bakılan FSH hormonunda yükselmeler başlar. FSH hormonu kanda adetin ilk günleri genellikle 3. günü bakılarak değerlendirilir. Sadece ultrason ile menopoz teşhisi konulamaz.
MENOPOZDA HORMON REPLASMAN TEDAVİSİ (HRT)
Hormon replaman tedavisi aralıklı ya da devamlı, ağızdan yada transdemal (cilt yoluyla) yada transvajinal yollarla uygulanabilen östrojen ve progesteron yada sadece östrojen şeklinde uygulanabilen bir tedavidir. Bütün bu uygulanış şekillerinden hangisinin seçileceği hastaya göre planlanır.
Hormon tedavisi planlandığında tam bir jinekolojik muayene ve papsmear testi, çeşitli kan ve idrar testleri, karaciğer böbrek ve kolesterol ile ilgili kan testleri, mamografi ve meme ultrasonografisi mutlaka yapılmalıdır. Günümüzde hormon replasman tedavisi (HRT) önerilen durumlar:
Menopoz yıllarına yaklaşmış ve seyrek adet gören hastalara eğer düzenli adet görmek istiyorlarsa hormon replasman tedavisi başlanabilir. Ameliyatla genç yaşlarda yumurtalıkları alındığı için menopoza giren hastalarda da hormon tedavisi önerilir.
(Rahim de alınmışsa sadece östrojen içeren tedavi önerilir.) Menopoza tam olarak girmiş ve artık adet görmeyen hastalarda ise ancak orta yada şiddetli derecede sıcak basması (vazomotor sempto mlar) varsa HRT önerilmektedir.
Vajinal kuruluk ve atrofi gibi semptomlar varsa vajinal krem yada tablet şeklinde lokal hormon tedavisi önerilir.