Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından 5 Şubat 2026’da paylaşılan değerlendirmede, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2025 yılı verileri ele alındı. Değerlendirmeye göre Hatay’da ölçülen PM10 düzeyi, yıllık ortalama için belirlenen 40 mikrogram/metreküp ulusal sınır değerinin 2,5 katına çıktı.
Kent merkezlerinde hava kalitesinin düzenli takip edilmesi ve ölçüm sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğine dikkat çekilirken, Antakya’daki ölçümler de bölgedeki kirliliğin boyutlarına ilişkin önemli bulgular sundu.
Temiz Hava Hakkı Platformu ve Türk Tabipleri Birliği tarafından yürütülen ortak çalışma kapsamında, Antakya’da bir beton santralinin etki alanında bulunan yerleşim bölgesinde 7-25 Ocak 2025 tarihleri arasında ölçüm yapıldı. On dokuz günlük çalışma sonucunda PM10 ortalaması 60,1 mikrogram/metreküp, PM2,5 ortalaması ise 41,5 mikrogram/metreküp olarak kaydedildi.
Söz konusu değerler, yalnızca ölçüm yapılan bölgeyi ve belirtilen dönemi kapsıyor. Bu sonuçların Hatay genelindeki güncel hava kalitesini doğrudan yansıtmadığına dikkat çekiliyor.
Hatay’da deprem sonrası devam eden yeniden inşa faaliyetleriyle birlikte yıkım çalışmaları, beton santralleri, taş ocakları ve toz oluşumunu artıran yol koşulları da hava kalitesi açısından tartışılan konular arasında yer alıyor.
Temiz Hava Hakkı Platformu, partikül kirliliğinin azaltılması için düzenli ölçüm yapılması, verilerin eksiksiz biçimde paylaşılması ve inşaat süreçlerinde etkili toz kontrolü uygulanması çağrısında bulundu.
Havada asılı kalan PM10 ve PM2,5 parçacıkları, solunum yoluyla vücuda girebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, partikül maddeye maruz kalmanın solunum sistemi ve kalp-damar sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle hava kirliliğinin izlenmesi ve maruziyetin azaltılması halk sağlığı açısından önem taşıyor.
Hatay’da zaman zaman görülen puslu görüntüler hava kalitesine ilişkin soru işaretlerini artırsa da yalnızca fotoğraflara bakılarak pusun kaynağını veya kirlilik düzeyini belirlemek mümkün değil. Görüntülerin çekildiği andaki hava koşullarının değerlendirilebilmesi için ölçüm istasyonlarının verileri, ölçüm saatleri ve kirletici seviyelerinin birlikte incelenmesi gerekiyor.
Geçmiş yıllara ait ölçümler Hatay’da hava kirliliğinin yakından takip edilmesi gerektiğini ortaya koyarken, düzenli ve şeffaf veri paylaşımı sorunun boyutlarının anlaşılması ve gerekli önlemlerin alınması açısından önemini koruyor.