DOLAR 47.58 ₺
EURO 54.93 ₺
STERLIN 64.07 ₺
G.ALTIN 6,364.93 ₺
BTC 63,594.11 $
ETH 1,859.14 $
BİST 0.00

    Hatay’da Kuraklığa Karşı Köylerde Uyum Çalışması

    GÜNDEMAntakya 7
    Yayınlama: 5 Ağustos 2026 Çarşamba 11:36 Kaynak: Anadolu Ajansı

    Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman’da iklim kaynaklı afet riski yüksek 17 köyde, kuraklık ve su kıtlığının etkilerini azaltmak amacıyla eğitim ve uyum çalışmaları yürütülüyor. Çalışmalar kapsamında çiftçilere yağmur suyu hasadı, su tasarrufu, kuraklığa dayanıklı tarım yöntemleri ve afetlere hazırlık konusunda bilgi veriliyor.

    Hatay’da Kuraklığa Karşı Köylerde Uyum Çalışması

    İklim değişikliğine bağlı olarak kuraklık, sel ve orman yangını gibi afetlerin sıklığı ve şiddeti artarken, yerel toplulukların bu risklere karşı dayanıklılığının artırılması amacıyla çeşitli projeler hayata geçiriliyor.

    Hayata Destek Derneği tarafından yürütülen “Afet Riski Azaltma ve İklim Değişikliği Programı” kapsamında Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman’da 17 köyde yerel risk azaltma ve iklim uyum planları hazırlanıyor.

    Program kapsamında yağmur suyunun toplanması, sel ve orman yangını risklerinin azaltılması, afetlere müdahale kapasitesinin geliştirilmesi ve tarımsal üretimde suyun daha verimli kullanılması hedefleniyor. Çalışmalarla bugüne kadar yaklaşık 15 bin kişiye ulaşıldığı belirtildi.

    Haber Resmi

    “Yağmur suyu hasadı çok iyi bir çözüm olabilir”

    Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesine bağlı Soğukpınar Mahallesi’nde eğitim veren onarıcı tarım danışmanı Edwin Clarke, çalışmalarda suyun yavaşlatılması, toprağa yayılması ve doğal yollarla toprakta tutulmasına odaklandıklarını söyledi.

    Kar örtüsünün erken erimesi ve yağışların azalmasının özellikle yaz aylarında dağ köylerinde içme ve tarımsal sulama suyu sıkıntısını artırdığını belirten Clarke, yağmur suyu hasadının bölge için önemli bir çözüm olduğunu ifade etti.

    Clarke, eğimli arazilerde yüzey akışının fazla olması nedeniyle yağmur suyunun doğru yöntemlerle toplanmasının daha etkili sonuç verebileceğini belirterek, toprağın su tutma kapasitesinin korunmasının önemine dikkat çekti.

    Toprağın sürekli işlenmesinin yapısına zarar verdiğini anlatan Clarke, bunun toprağın suyu tutma ve yer altına sızdırma kapasitesini azalttığını söyledi.

    Haber Resmi

    “Su kaynakları var ancak verimli kullanılmıyor”

    Hayata Destek Derneği Program Sorumlusu Semiha İnal ise bölgede en önemli risklerden birinin kuraklık olduğunu belirtti. İnal, mevcut su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

    Geleneksel sulama yöntemlerinin su kaybını artırabildiğine dikkat çeken İnal, damla sulama gibi daha tasarruflu sistemlerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

    İnal, çalışmaların başlangıcında köylerde daha çok baraj ve köprü gibi büyük ölçekli projelerin konuşulduğunu, zamanla vatandaşların kendi imkanlarıyla uygulayabilecekleri çözümlere yönelmeye başladığını belirtti.

    Çiftçiler su tasarruflu yöntemlere yöneliyor

    Soğukpınar Mahalle Muhtarı Kazım Gökburun, bölgede tarımsal üretim için uygun alanlar bulunmasına rağmen su yetersizliği nedeniyle üretimin sınırlı kaldığını söyledi.

    Kış aylarında yoğun kar ve yağış alan bölgede suyun depolanamadığı için akıp gittiğini belirten Gökburun, yeterli su imkanının sağlanması halinde çok sayıda ürünün yetiştirilebileceğini ifade etti.

    Çiftçi Birsen Şerlak da verilen eğitimlerin ardından yağmur suyunun depolanması ve toprağın su tutma özellikleri konusunda önemli bilgiler edindiğini söyledi.

    Su yetersizliği nedeniyle daha az su isteyen ürünlere yöneldiklerini belirten Şerlak, damla sulama yöntemini kullandıklarını ve sulamayı serin saatlerde yaparak buharlaşmayı azaltmaya çalıştıklarını anlattı.

    Şerlak, yağmur sularını depolamak amacıyla küçük göletler oluşturduklarını ve bu sayede tanker ve traktörlerle su taşıma maliyetlerini azalttıklarını belirterek, kuraklığın tarımsal üretimin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu dile getirdi.

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code