GZT Özel İçerik Editörü Fırat Çelik tarafından hazırlanan videoda, planlanan sığınakların örnek modeli ve sahip olması beklenen teknik özellikler ele alındı. Paylaşılan bilgilere göre yapılar, patlama ve sarsıntılara karşı dayanıklı betonarme sistemlerle inşa edilecek.
Yeni sığınakların, acil durumlarda uzun süreli barınma ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olması planlanıyor. Modelde kişi başına 1 metrekare net kullanım alanı hesabı yapılırken, ana yaşam bölümlerinin vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde düzenlenmesi öngörülüyor.
Sığınaklarda yalnızca barınma alanları değil; içme suyu, gıda, sağlık ve hijyen ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik bölümlerin de yer alması planlanıyor. Hazırlanan modele göre temel ihtiyaçların en az 21 günlük bir dönem dikkate alınarak planlanması hedefleniyor.
Sığınak modelinin öne çıkan özelliklerinden biri de dışarıdan gelebilecek kirli havanın yaşam alanlarına ulaşmasını engelleyecek sistemler olacak. Nükleer, biyolojik veya kimyasal tehdit ihtimalinde sığınağa giren kişilerin doğrudan ana bölümlere geçmemesi için özel arındırma alanlarının oluşturulması planlanıyor.
Bu bölümlerde gerekli arındırma işlemlerinin yapılmasının ardından kişilerin yaşam alanlarına alınması ve dış ortamdan gelebilecek zararlı maddelerin içeri taşınmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Planlanan teknik altyapının, sığınağın dış dünyayla bağlantısının kesildiği durumlarda da çalışmasını sürdürebilmesi hedefleniyor. Buna göre sistemlerin yaklaşık 72 saat boyunca dış ortamdan bağımsız şekilde hizmet verebilmesine yönelik çözümler öngörülüyor.
Filtreli havalandırma sistemleri sayesinde dışarıdaki havanın güvenli olmadığı durumlarda dahi içeride temiz hava dolaşımının sağlanması amaçlanıyor. Yangın ve oksijen tüketimi gibi riskler nedeniyle sığınakların içerisinde açık ateş kullanımına ve standart ocaklara yer verilmemesi planlanıyor.
Yeni nesil sığınaklarda yüksek kapasiteli su depolarının ve içme suyunun güvenli şekilde kullanılmasını sağlayacak sistemlerin bulunması öngörülüyor. Acil durumlarda kullanılmak üzere konserve ve kuru gıda gibi uzun süre dayanabilen ürünlerin yanı sıra su arıtma tabletleri gibi temel malzemelerin de hazır tutulması planlanıyor.
Sığınakların enerji ihtiyacının da bağımsız sistemlerle karşılanabilmesine yönelik altyapı oluşturulması hedefleniyor. Böylece elektrik, temiz su veya dış ortam havasıyla ilgili sorunların yaşandığı olağanüstü durumlarda temel sistemlerin çalışmaya devam etmesi amaçlanıyor.
Yeni sığınakların kullanım amacı yalnızca savaş ve güvenlik tehditleriyle sınırlandırılmayacak. Deprem, sel, salgın ve geniş çaplı afetler sırasında vatandaşların geçici olarak güvenli alanlarda barınabilmesi de hedefler arasında yer alıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Kasım 2025’te açıkladığı düzenlemelerde de sığınaklara yönelik mekanik ve filtreli havalandırma, acil aydınlatma, iletişim altyapısı, ilk yardım ekipmanları ve bağımsız enerji sistemleri gibi çeşitli teknik şartlara yer verilmişti.
Düzenlemeler kapsamında metro tünelleri ve millet bahçelerinin de gerektiğinde sığınak işlevi görebilecek şekilde planlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Böylece Türkiye genelinde afet ve olağanüstü durumlara karşı daha kapsamlı bir sığınak altyapısının oluşturulması amaçlanıyor.