Raporda kamu kurumlarının sorumluluk oranlarına ilişkin dikkat çeken tespitler yer aldı.

Hatay 2. İdare Mahkemesi davası kapsamında değerlendirilen uzman incelemesinde, hastane binasının deprem dayanımı açısından yetersiz olduğu ve yüksek riskli bölgede bulunduğu ifade edildi.

Edinilen bilgilere göre, depremde yakınlarını kaybedenlerin açtığı davada sunulan raporda, binaya ilişkin risklerin afet öncesinde de bilindiğine dikkat çekildi.

“Riskler biliniyordu ancak gerekli adımlar atılmadı”

Bilirkişi heyeti, yapının deprem karşısında ciddi risk taşıdığına yönelik uyarıların daha önce ortaya konulduğunu, buna rağmen güçlendirme, tahliye ya da yıkım gibi önlemlerin uygulanmadığını belirtti. Bu durumun kamu hizmeti açısından ciddi bir ihmal oluşturduğu ifade edildi.

Sağlık Bakanlığı’na yüksek oranlı kusur

Raporda, hastane gibi kritik kamu yapılarında güvenlik sorumluluğunun ilgili idarede olduğu vurgulandı. Yapının riskli olmasına rağmen kullanımının sürdürüldüğü değerlendirilerek Sağlık Bakanlığı’nın olayda “birincil derecede sorumlu” olduğu kanaatine varıldı ve yüksek oranda kusur atfedildi.

AFAD ise afet öncesi risk azaltma ve kurumlar arası koordinasyon süreçlerindeki rolü nedeniyle raporda sınırlı oranda sorumlu tutuldu. Kritik yapıların risk analizlerinin yeterince etkin yürütülmediğine de dikkat çekildi.