Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ve ev sahipliğini üstlendiğini belirten Kurum, zirveye hazırlık kapsamında Ankara, İstanbul, Hatay, Bonn, Londra ve Trabzon’da önemli toplantılar gerçekleştirildiğini söyledi.
Kurum, bu çalışmaların iklim diplomasisinin yalnızca hedef belirlemekle sınırlı kalmaması, belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesine yönelik somut adımların da ortaya konulması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.
COP31 kapsamında temiz enerji, elektrifikasyon, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gıda güvenliği ve su güvenliği gibi başlıkların öne çıkması, Hatay açısından da önem taşıyor.
Özellikle deprem sonrası yeniden yapılanma sürecini sürdüren Hatay’da şehirlerin daha dirençli hale getirilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir yatırımların artırılması, iklim politikalarının yerel ölçekteki yansımaları arasında yer alıyor.
Kurum, COP31 Başkanlığı kapsamında finansman, teknoloji ve kapasite geliştirmeyi tüm öncelikli alanların ortak unsurları olarak değerlendirdiklerini belirtti.

COP31 Başkanlığı ile OECD arasında stratejik ortaklık kurulduğunu açıklayan Kurum, OECD’nin veri ve ekonomik analiz kapasitesinden iklim eyleminin uygulanmasında yararlanılacağını söyledi.
Kurum ayrıca iklim krizinin yalnızca çevresel bir konu olmadığını belirterek, “İklim meselesi artık bir güvenlik meselesidir” ifadelerini kullandı. Temiz enerji, su güvenliği, dirençli şehirler ve yeşil sanayi için daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulundu.