Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, anadilinde eğitim konusunu gündeme taşıdı.
Komisyon tarafından yapılan açıklamada, çocukların eğitim süreçlerini kendi anadilleriyle sürdürebilmelerinin temel bir hak olduğu ifade edildi. Bu hakkın yalnızca mevcut uygulamalarla sınırlı kalmaması, anayasa ve yasalarla güvence altına alınması gerektiği belirtildi.
DEM Parti'nin açıklamasında, Türkiye'deki eğitim sisteminin çeşitli yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğu görüşüne yer verildi.
Çocuk yoksulluğu, eğitim bütçesindeki yetersizlik, eğitimin ticarileştirilmesi, çocuk işçiliği ve cinsiyetçi politikalar açıklamada sıralanan başlıca sorunlar arasında gösterildi.
Komisyon, eğitim alanındaki sorunların çözümünde çocukların anadillerinde eğitim alabilmesinin de önemli bir adım olduğunu savundu. Açıklamada, başta Kürt çocukları olmak üzere milyonlarca çocuğun bu imkândan yararlanamadığı ileri sürüldü.
Açıklamada okullarda verilen haftada iki saatlik seçmeli anadil derslerine de değinildi. DEM Parti, bu derslerin geçmiş yıllardaki mücadelenin sonucu elde edilen bir kazanım olduğunu belirtirken, bunun anadilinde eğitim hakkının tam anlamıyla karşılanması için yeterli olmadığını ifade etti.
Komisyonun açıklamasına göre hedef, anadillerin yalnızca seçmeli ders kapsamında öğretilmesi değil, eğitim sürecinde doğrudan eğitim dili olarak kullanılabilmesi.
DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, açıklamasında Türkiye'de son iki yıldır devam ettiğini belirttiği "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"ne de dikkat çekti.
Farklı dillerin ve kültürlerin haklarının güvence altına alınmasının demokratik ve çoğulcu bir toplum açısından önem taşıdığı ifade edildi. Anadilde eğitim hakkının anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulmasının ise parti tarafından barış ve demokratik dönüşüm açısından önemli bir adım olarak değerlendirildiği aktarıldı.
Komisyon ayrıca son dönemde Kürtçe üzerine çalışma yürüten kurumlar ile Kürtçe konuşan kişilere yönelik olduğunu savunduğu baskı ve saldırıların toplumsal birlikteliğe zarar verdiğini ileri sürdü.
DEM Parti, açıklamasının sonunda TBMM başta olmak üzere kamu kurumlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve toplumu anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınması konusunda sorumluluk almaya davet etti.
Komisyon, farklı dillerin eşit biçimde yaşatılmasının toplumsal barış açısından önemli olduğunu savunarak, anadil hakkının toplumdaki farklı kesimleri birbirinden uzaklaştırmak yerine bir araya getireceği görüşünü dile getirdi.