Kasık fıtığının ilk bulgusu şişliktir. Bu şişlik kız çocuklarında sadece kasıkta, erkek çocuklarda ise kasık ile birlikte torbada da olabilir. Bu şişlik, çocuk ağlarken veya gülerken karın içi basıncının artmasıyla ortaya çıkar. Kabızlık ve kolik gibi ıkınmaya neden olan durumlarda, açık olan kanal içerisine bağırsak daha kolay gireceğinden henüz o zamana dek saptanmamış bir kasık fıtığı ortaya çıkabilir. Şişlik genellikle çocuk sakin olduğu ya da yattığı zaman kaybolur. Fiziksel incelemede kasıkta saptanan şişliğin üzerine bastırıldığında içi havayla dolu bir kitlenin boşalmasına benzer bir duyum alınır. Bu, fıtık kesesi içinde bağırsak bulunduğunun göstergesidir. Eğer bir kız çocuğunda şişlik içerisinde sertlik ele geliyorsa, büyük olasılıkla kese içerisinde yumurtalık vardır. Kasık fıtığı ağrı yapmaz. Çoğu ailede, çocuğun ağlamasının fıtığa yol açtığı ya da fıtık ağrı yaptığı için ağladığı inancı vardır. Bunun ikisi de doğru değildir. Çocuk ağladığında artan karın içi basıncı ile fıtık görünür hale gelir. Kese içindeki organ sıkışmadığı sürece (fıtık boğulması) kasık fıtığı ağrıya neden olmaz.

 Nasıl teşhis konur?

Anne, kasık fıtığını çoğu zaman bebeğinin altını değiştirirken fark eder.daha büyük çocuklarda ise giydirilirken ya da banyo sırasında farkedilir. Çocuk hekimi kontrollerinde kasık muayenesi mutlaka yapılmalıdır. Çünkü bu bölgedeki anormalliklerin atlanması şansı yüksektir. Çocuklarda kasık fıtığı teşhisi, deneyimli bir çocuk cerrahı tarafından fiziksel muayene ile konabilir. Kimi zaman inceleme sırasında fıtık saptanmayabilir. Bu durumda annenin verdiği öykü tanı için önemlidir. Kasıkta, anlattığım tanıma uyan şişlik, çocukta bir defa bile görülmüş olsa kasık fıtığı teşhisi konması için yeterlidir. Eğer şişlik içerisinde ele gelen sertlik varsa, ultrasonografi yapılarak bunun nedeninin araştırılması gerekir. Eğer şişlik görülmüşse tanı için ultrasonografik incelemeye gerek yoktur.

 Kasık fıtığının tedavisi nasıldır?

Çocukluk çağında kasık fıtığının kendiliğinden kaybolma şansı yoktur. Bu nedenle, tanı konduktan sonra cerrahi yöntemle onarılmalıdır.