Psikolojik Danışman Mehmet Oral, evlilikte yaşanan sıkıntıları aşabilmenin yollarını ayrıntıları ile anlattı. Evliliğin tanımını  iki ayrı hayattan, bireylerin özerkliğini koruyarak tek bir hayat oluşturabilmek olarak aktaran Oral  evliliklerde çiftlerin alması gereken sorumlulukları şöyle sıraladı “Evliliği ayakta tutacak  değerli  mevzulardan  bahsedeceğim; Evlendiniz ve yeni bir sistem kurdunuz. Evlendikten sonra birinci önceliğiniz eşiniz ve çocuğunuzdur. Anne, baba ve diğer akrabalarınız ile arkadaş ve dost çevreniz daha sonra gelir. Diğer unsurlar eş ve çocuğunuzun yerini almaya başladığı anda çatışma ve huzursuzluk kaçınılmazdır. Evlilik iki ayrı hayattan, bireylerin özerkliğini koruyarak tek bir hayat oluşturabilmektir. Artık yaşamınızın odak noktası kendi evliliğiniz, kendi yuvanızdır.

 Sağlıklı iletişimde biliyoruz ki emir ve gözdağı vermek  sağlıksız yapılardır.Birbirlerinize karşı  emir cümlesi kullanmayın. Unutmayın ki tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.

Asla yargılayıcı ve suçlayıcı olmayın demeyeceğim .Sadece daha az yargılayıcı ve suçlayıcı olun.Bu durumlarda önce dingin şekilde iç dünyanıza dönün. Önce kendinizi yargılayıp sonra bir karar verin. Eşiniz sinirliyken üstüne gitmeyin, sakin kalmaya çalışın. İki sinirli ve öfkeli insan ateşle barut gibidir. Soru sorun ama sorgulamayın. Önemli olan suçluyu bulmak değil, çözüme ulaşmaktır. Başarısızlıkları birbirinizin yüzüne vurmayın.

 Çiftin sorumlulukları ve görevleri beraber taşıması gerekir.Mutlu bir evlilikte rollerin ve sorumlulukların paylaşımı çok önemlidir. Roller ev işlerinin paylaşımı, çocukların bakımı, ekonomik meselelerde karar verme, izin ve tatil günlerinde ne yapılacağı gibi her konuda olabilir. Geleneksel, ataerkil ilişkilerde rol dağılımı farklı, eşitlikçi modern ilişkilerde farklı olabilir. Önemli olan karşılıklı kabul ve memnuniyettir. Baskın rolün eşit dağıtılması huzur ve mutluluğu arttırır.

EŞİNİZİ ASLA AŞAĞILAMAYIN

 İletişim ve karşılıklı anlayışa özen gösterin. Göz iletişiminden kaçınarak yapılan bir konuşma iletişim değildir. Sırlarınızı birbirinizle paylaşın. Cinsellik, ekonomi, çocukların yetiştirilmesi, gezi planları, arkadaşlarla görüşme v.s her konuda sık sık duygu ve düşünce alışverişinde bulunun. Konuşurken birbirinizi iğnelemeyin. Eşinizi asla aşağılamayın. Kendinizin de yanılabileceğini unutmayarak, söylediğiniz her şeyi eşinizin doğru kabul etmesini beklemeyin.

Kıyaslamanın zararlarını anlatmaya gerek var mı? Eşinizi asla ve asla başkalarının eşleri ile kıyaslamayın. Kıyaslanma özellikle erkeklerde çok kırıcı olabilir ve ruhunda derin yaralar açabilir. Eşinizi kıyaslamayın, olumlu yönlerini takdir edin.

BAŞKALARININ YANINDA ASLA TARTIŞMAYIN

Birbirinizin özeline girmeyin ve saygı gösterin. Asla yalan söylemeyin. Başkalarının yanında tartışmayın.

Birbirinizle ilgili güzel ve olumlu ifadeler kullanın, sevdiğinizi, beğendiğinizi sık sık ifade ederek egolarınızı tatmin edin.

Sık sık birbirinize sarılın, dokunun... Cinselliği konuşmaktan kaçınmayın. Cinselliği asla ceza olarak kullanmayın.

EŞİNİZİ DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞMAYIN

Eşinizi değiştirmeye çalışıp kendinize uydurmaya zorlamayın.Beraber dönüşün,birlikte şekillenin. Eşinizin iyi taraflarını ön plana çıkarın. Evlilik karşı safların mücadelesi değildir. Karşılıklı fedakârlık şarttır. Karşılık beklemeden vermeyi öğrenin. Alttan almak yenilgi değildir. Bağışlamayı öğrenin, bağışlayıcı olun”.